İçeriğe geç
Terapi & tedavi süreçleri

Terapistim yetmediğinde : İkinci Terapist Arayışının Altındaki Hikâye

Bazı terapi süreçlerinde tıkanır ve aklınıza ikinci bir isim düşer. Bu arayış ihanet değil, çözülmeyi bekleyen daha derin bir ihtiyacın sinyalidir.

Yazan: Mehmet Emin Zeybek9 dk okuma

İkinci bir terapist aramak, birçok insanın yaşadığı ama pek azının üstüne açıkça konuştuğu bir dönemeçtir. Terapiye umutla başlarsınız, bir süre yol alırsınız, sonra bir yerde akış yavaşlar ve aklınızdan başka bir kapıyı çalmak geçer. Bu düşünce çoğu zaman suçlulukla birlikte gelir, çünkü emek verilen bir ilişkiyi yarıda bırakmak gibi hissettirir ve nankörlükle karıştırılır. Oysa bu dürtü tek başına bir vefasızlık işareti değildir, daha çok içeride bir şeyin dile gelmek istediğini gösteren bir sinyaldir. Mesele sinyalin ne söylediğini anlamaktır, çünkü bazen sinyal kaçınma isteğini, bazen de karşılanmamış gerçek bir ihtiyacı anlatır. Ayrımı ise mevcut terapistinizle açık konuşmanın belirlediği bir süreçte netleştirebilirsiniz.

Hayali bir örnek olarak Elif'i düşünelim, otuzlu yaşlarında, annesiyle yaşadığı gerilim için bir süredir terapiye giden bir danışan. İlk haftalarda rahatlamış, anlaşıldığını hissetmiş, seanslara istekle gitmiş, fakat son haftalarda anlatırken yorulmaya başlamış ve seans odasından çıkınca kafasında aynı cümle dönmüş. Elif'in hikayesi yazı boyunca bize eşlik edecek, onun yaşadıkları üzerinden tıkanıklığın farklı yüzlerine bakacağız, ancak onun deneyimi bir kanıt değil yalnızca konuyu somutlaştıran bir penceredir.

Terapide tıkanıklık: görünmez duvar

Terapide tıkanıklık çoğu zaman sessizce yerleşir ve ilk bakışta isteksizlik gibi görünür, oysa derinde bir temas kesintisi vardır. Siz konuşuyorsunuzdur, terapistiniz dinliyordur; ama arada görünmez bir duvar vardır. Cümleler kurulur, yanıtlar alınır, seans saati dolar, yine de içeride bir yere dokunulmadığı hissi kalır. Terapide tıkanıklık bir fikir kıtlığından çok bir temas sorunudur, çünkü konuşulacak konu bitmemiştir, konuşmanın karşıya geçme biçimi değişmiştir. Elif bunu şöyle fark eder, annesini anlatırken kelimeleri dikkatle seçmeye başlar, terapistinin yüzünde onay arar, onay gelmeyince konuyu toparlayıp kapatır. Seans verimli geçmiş gibi görünür, fakat içindeki gerginlik olduğu gibi durur.

Tıkanıklığı hissedince önce kendine sormak iyi bir başlangıç olur: Ben neyi getirmeye cesaret edemiyorum? Bu soru odağı terapistin yetersizliğinden alıp ilişkinin içine taşır ve saklanan duyguya kapı aralar. Belki söylenmemiş bir öfke vardır, belki hayal kırıklığı, belki de saçma bulunma korkusu. Araştırmalar, terapötik ittifakın, yani sizinle terapistiniz arasındaki güven ve iş birliği bağının, terapi sonucunu belirleyen en güçlü faktör olduğunu söylüyor [1]. Bu bulgu tıkanıklığı bir başarısızlık gibi değil, ittifakı gözden geçirme çağrısı gibi görmeye yardımcı olur. Terapötik ilişki zor duygularla ilgili dürüstlük anları üzerine kuruludur ve terapistin işini yapabilmesi için ilişkide olup biteni bilmesi gerekir, bu yüzden duvarı konuşmak duvarı aşmanın ilk adımıdır.

Terapiste söylenemeyenler güven bağını sessizce zayıflatıyor

Terapiste söylenemeyenler biriktiğinde seanslar pürüzsüz görünmeye devam edebilir, ancak güven bağı içeriden incelir. Tıkanıklıklar sıklıkla söylenemeyen ayrıntıların, kırgınlıkların ve onaylanma beklentilerinin etrafında birikir, çünkü dile gelmeyen her duygu ilişkide küçük bir mesafe yaratır. Elif annesiyle ilgili bir kavgayı anlatırken aslında terapistine kırıldığını fark etmez, geçen hafta aldığı pratik önerinin kendisini anlaşılmamış hissettirdiğini söyleyemez. Söylenmeyen yardım alamama duygusu terapiyi ilerletebilecek malzeme taşır, fakat konuşulmadığında yalnızca içte büyüyen bir yetersizlik hissine dönüşür. Danışan yardım alamadığını düşünür, terapist her şeyin yolunda gittiğini sanır ve aradaki makas sessizce açılır.

Çatışmadan kaçınarak sevilmeye çalışma eğilimi terapist ilişkisine de taşınır ve eleştiriyi dile getirmeyi zorlaştırır, çünkü iyi danışan olma isteği dürüstlüğün önüne geçebilir. Elif strateji önerilerine başıyla onay verir, seans çıkışında ise kendini daha kötü hisseder, çünkü o gün çözüm değil anlaşılmak istemiştir ve bunu söylemekten korkmuştur. Beklenen duygusal karşılık yerine yalnızca pratik çözüm sunulması danışanı daha kötü hissettirebilir, özellikle de kişi zaten kendini yetersiz hissederken akıl verildiğini düşünürse. Beklentiyi dile getirmek ilişkiyi entelektüel alışverişten duygusal karşılaşmaya dönüştürür ve terapiyi derinleştirir, çünkü terapist ancak ihtiyacı duyduğunda yönünü düzeltebilir. Hatta bazı özel terapi biçimlerinde, korkuyu ve savunuculuğu azaltan müdahalelerin bu güven bağını hızlandırarak iyileşmeyi kolaylaştırdığı görülüyor [2].

Geri bildirimi suçlama yerine davet diliyle kurmak bu noktada işinizi kolaylaştırır, çünkü amaç terapisti yargılamak değil ilişkiye malzeme taşımaktır. Söylenmeyen yardım alamama duygusunu ve beklentiyi terapistle açıkça konuşmak, tıkanıklığı bir suçlama dosyasından çıkarıp ortak bir merak konusuna çevirir. Elif'in içinden geçen cümle belki şudur, geçen hafta öneri aldığımda kendimi dinlenmemiş hissettim, benim o an anlaşılmaya ihtiyacım vardı, bunu sizinle paylaşmak istiyorum. Böyle bir cümle savunma yaratmadan sorumluluk taşır ve terapiste düzeltme şansı verir. Açık konuşma karşılık bulmadığında hayal kırıklığını içinde taşıyarak yalnızlaşmamak da önemlidir, çünkü suskunluk ittifakı korumaz, yalnızca mesafeyi büyütür.

Terapide aynı konuları anlatmak balayı arayışına mı dönüşüyor?

Terapide aynı konuları anlatmak bir süre sonra yorucu hale gelebilir ve zihin yeni bir başlangıcın ferahlığına kayabilir. Elif bir sabah uyanıp başka terapistlerin profillerine bakarken bulur kendini, yeni birinin onu daha hızlı anlayacağı fikri cazip gelir ve mevcut seanslar gözünde tekrar gibi görünür. Tıkanıklık hiç konuşulmadan yeni terapist aramak genellikle kaçınmadır ve yeni başlangıcın umut dolu havasına sığınmaya benzer, çünkü ilk görüşmelerin nezaketi ve merakı geçici bir rahatlama sunar. Eğer şimdiki terapistinizle henüz hissettiğiniz tıkanıklığı hiç konuşmadıysanız, ikinci arayış büyük ihtimalle bir kaçınmadır. Bu cümle sert duyulabilir, fakat yön gösterir, önce konuşulmamış olanı konuşmak gerekir.

Kalıcı değişim sıkıcı ve zorlayıcı orta evrede ve çatışma anlarında gerçekleşir, çünkü ilk rahatlamadan sonra asıl örüntüler sahneye çıkar. Balayı evresi arayışı, terapide ilk görüşmelerin umut dolu ve zorlayıcı olmayan havasını derinleşmek yerine yeni bir başlangıçta arama eğilimidir ve her tıkanıklıkta terapist değiştirmek bu döngüyü baştan başlatır. Elif annesiyle ilgili aynı kavgayı üçüncü kez anlatırken sıkılır, konuyu değiştirme isteği duyar, midesinde hafif bir bulantı hisseder. Direnç inatçılık değil psişenin kendini koruma refleksidir ve neyi koruduğu anlaşılmaya çalışıldığında tıkanıklık çözülebilir. Direnç, zor konuya yaklaşırken ortaya çıkan mide bulanması ya da konuyu değiştirme isteği gibi psişenin kendini koruma refleksidir, bu yüzden onu düşman gibi değil haberci gibi dinlemek gerekir.

Kaçma isteği belirdiğinde kalıp o anda ne hissedildiğini adlandırmak, kaçınma ile ihtiyacı ayıran pratik bir duraklama yaratır. Kendinize şunu sorabilirsiniz: Eğer şu anki terapistime veda etsem içimde en çok ne rahatlayacak ve en çok ne eksik kalacak? Rahatlayacak olan şey zor duyguyla yüzleşmekten kurtulmaksa, bu kaçınma yönüne işaret eder, eksik kalacak şey ise ilişkinin taşıdığı güvense, o güveni onarmak için henüz konuşulmamış bir yol olabilir. Elif bu soruyu sorduğunda rahatlayacak şeyin annesine dair utancı anlatmaktan kurtulmak olduğunu, eksik kalacak şeyin ise terapistinin sakin ve istikrarlı varlığı olduğunu fark eder. Bu farkındalık arayışı durdurmaz ama yönünü değiştirir, önce mevcut ilişkide denenmemiş bir dürüstlük kalır.

Terapist değiştirmek istiyorum cümlesinin ardındaki yakınlık korkusu

Terapist değiştirmek istiyorum düşüncesi bazen yorgunluktan değil yakınlıktan doğar ve bu ayrımı yapmak cesaret ister. Elif terapistiyle göz göze geldiği, çocukluğuna dair kırılgan bir anıyı paylaştığı seanstan sonra garip bir huzursuzluk hisseder, bir sonraki randevuyu ertelemeyi düşünür, terapistin onu fazla tanımasından ürker. Terapist ile bağ derinleştikçe uyanan uzaklaşma isteği altta yatan bağlanma örüntüsünü yansıtabilir, çünkü yakınlık bazıları için güven kadar tehlike de çağrıştırır. Kendinize sormak işe yarar: Bu kişiden gerçekten ayrılmak mı istiyorum, yoksa bana yakınlaştığı için mi huzursuzum? Bu soru suçluluk yaratmak için değil, duygunun kaynağını bulmak içindir ve yanıt çoğu zaman ikisinin karışımıdır.

Geçmiş yakın ilişkilerdeki benzer uzaklaşma örüntülerini gözden geçirmek, terapide olup biteni daha geniş bir bağlamda görmenize yardımcı olur. Elif annesiyle, eski partneriyle ve yakın arkadaşlarıyla da benzer bir döngü yaşadığını hatırlar, biri ona gerçekten yaklaştığında önce memnun olur, sonra kusur aramaya başlar ve sonunda mesafe koyar. Bu örüntüyü fark etmek terapisti aklamaz ya da suçlamaz, yalnızca kararın ne kadarının bugünkü ilişkiye, ne kadarının eski alışkanlığa ait olduğunu sorgulatır. Dile getirilen tıkanıklık ciddiye alınmadığında, geçiştirildiğinde ya da uymayan çerçeve ısrarla sürdürüldüğünde yeni arayış meşru olur, çünkü konuşmak denendiği halde ilişki onarılamıyorsa kalmak kendine zarar verebilir. Size uymayan terapi çerçevesini ısrarla sürdürerek kendine zarar verecek biçimde devam etmemek gerekir, uyum sorunu bir sadakat sınavı değildir.

Yakınlık korkusu ile gerçek uyumsuzluk birbirine karıştığında bir uzmandan destek almak berraklaştırıcı olabilir, özellikle karar haftalardır sizi tüketiyorsa bir psikolojik danışman ile durumu değerlendirmeniz anlamlıdır. Bu görüşme mevcut terapiyi şikayet etmek için değil, beklentilerinizi, ilişki örüntülerinizi ve terapi hedeflerinizi tarafsız bir gözle gözden geçirmek için yapılabilir. Terapistin duygularıyla baş etme sorumluluğu danışana ait olamaz, bu yüzden ayrılık düşüncesini terapistin üzülmemesi için ertelemek ya da yumuşatmak size düşmez. Terapistin duygularını yönetme sorumluluğunu üstlenmemek, hem dürüst konuşmayı hem de gerektiğinde olgun bir vedayı kolaylaştırır.

Aynı anda iki terapistle görüşmek neden derinleşmeyi engelliyor

Aynı anda iki terapistle görüşmek ilk anda güvenli bir çözüm gibi görünebilir, biriyle devam ederken diğerini denemek riski azaltır. Elif de bunu düşünür, mevcut terapistini bırakmadan başka biriyle görüşsem ne kaybederim diye sorar kendine, fakat bu yol derinleşmeyi zorlaştırır. Aynı kişisel mesele için iki bireysel terapistle aynı anda görüşmek içsel bölünmeyi besler ve derinleşmeyi engeller, çünkü zihin zor duyguyu tek ilişkide tutmak yerine iki ilişki arasında paylaştırır. Zor duyguları tek ilişki içinde taşımak gerekirken iki ayrı bağ duygusal yoğunluğu bölüp seyreltir ve çatışma konuşulmak yerine dağıtılmış olur. Bir terapiste öfkeyi, diğerine şefkati anlatmak geçici rahatlama verse de bütünlüklü bir karşılaşmayı erteler.

Bireysel terapi sürerken çift terapisi için ayrı bir profesyonele gitmek alanlar farklı olduğu için karışıklık yaratmaz, çünkü konular, hedefler ve ilişki biçimleri ayrıdır. Aynı kişisel mesele için iki farklı bireysel terapiyi aynı anda sürdürmemek gerekir, bu bir kuraldan çok derinleşmeyi koruyan bir çerçevedir. Elif için doğru sıra önce mevcut terapistiyle tıkanıklığı konuşmak, karşılık bulamazsa vedayı açıkça yapmak ve sonra yeni bir sürece başlamaktır. Ayrılık gerekiyorsa mevcut süreci uygun biçimde sonlandırdıktan sonra yenisine başlamak, hem eski ilişkiye hem de yeni ilişkiye temiz bir zemin sunar. Ayrılık konuşmasını kendi ihtiyacı üzerinden sorumluluk ve açıklık diliyle yapmak, suçlama olmadan vedayı mümkün kılar, örneğin bu süreçte ihtiyacımın değiştiğini fark ettim ve farklı bir çerçevede devam etmek istiyorum demek yeterince açıktır.

Zor bir süreci yüzleşerek ve açıkça sonlandırarak ayrılmak kendi başına iyileştirici bir deneyimdir, çünkü yarım bırakma alışkanlığının yerine tamamlanmış bir veda konur. Elif tıkanıklığı konuştuğu halde değişim olmazsa, terapistine teşekkür edip ayrılmayı ve bir süre sonra yeni bir arayışa geçmeyi düşünebilir, bu karar kaçış gibi değil olgun bir seçim gibi hissettirir. Tıkanıklık kavramı burada yeniden anlam kazanır, danışanın konuşmasına ve terapistin dinlemesine rağmen arada görünmez bir duvar olması ve aynı cümlelerin karşıya geçmeden gidip gelmesi hali, konuşulmadığında kronikleşir, konuşulduğunda ise yol ayrımını aydınlatır. Vedanın ardından yeni bir başlangıç balayı arayışı olmaktan çıkar, bilinçli bir ihtiyaç haline gelir.

Güven ve iş birliği bağı zedelendiğinde ikinci arayış anlaşılır bir dürtüye dönüşür, ancak bu dürtünün yönü konuşmayla belirlenir. Araştırmalar, terapötik ittifakın, yani sizinle terapistiniz arasındaki güven ve iş birliği bağının, terapi sonucunu belirleyen en güçlü faktör olduğunu söylüyor [1]. Bu cümle yazının sonunda yeniden anlam kazanıyor, çünkü sonuç ne tekniğin ne sürenin ne de sıklığın elinde, daha çok aranızdaki ilişkinin dürüstlüğünde şekilleniyor. Elif'in hikayesi de burada kapanmıyor, onun adına karar verilmiyor, yalnızca önü açılıyor, önce söylenemeyeni söylemek, sonra karşılığa bakmak ve gerekiyorsa olgunlukla vedalaşmak. Siz de benzer bir tıkanıklık yaşıyorsanız, ikinci arayışı ertelemek ya da hemen harekete geçmek yerine önce mevcut ilişkinin içinde bir konuşma denemeniz, yolun devamını daha berrak gösterecektir.

Sık sorulan sorular

Terapistimle ilerleyemediğimi nasıl anlarım?

Haftalar aynı konularla geçiyor, seanslar sizi rahatlatmıyor veya yeni bir içgörü getirmiyorsa, terapide bir tıkanıklık olabilir. Daha önemlisi, bu durumu terapistinizle konuşma cesaretiniz yoksa veya konuştuğunuzda bir değişim olmuyorsa, bu önemli bir sinyaldir.

İkinci bir terapist aramak şimdiki terapistime ihanet midir?

Hayır, kendi ruh sağlığınızı önceliklendirmek ihanet değildir. Önemli olan bu arayışın altında ne olduğunu anlamak: mevcut süreçten kaçış mı, yoksa farklı bir bakış açısına duyulan gerçek bir ihtiyaç mı? Bu ayrımı yapmak size düşer.

İki farklı terapistle aynı anda görüşmek doğru mudur?

Etik açıdan mümkün olsa da, iki farklı terapötik ilişkiyi aynı anda sürdürmek kafa karıştırıcı olabilir. Farklı yönelimler ve yorumlar arasında bölünme, sadakat çatışması veya direncin pekişmesi gibi riskler taşır. Genellikle bir süreci tamamlayıp diğerine geçmek daha sağlıklıdır.

Terapistime başka bir terapistten de destek almak istediğimi nasıl söylerim?

Açıklıkla ve kendi deneyiminizi ifade ederek. 'Bazı konularda farklı bir bakış açısına ihtiyaç duyuyorum, sizinle konuşurken bunu da şeffaflıkla yürütmek isterim' gibi bir cümle, suçlama olmadan sınır koymanızı sağlar. İyi bir terapist, danışanının bu ihtiyacını anlayışla karşılar.

Kaynakça

  1. Drozdz, S. J., Goel, A., McGarr, M. W., Katz, J., Ritvo, P., Mattina, G. F., Bhat, V., Diep, C., & Ladha, K. S. (2022). Ketamine Assisted Psychotherapy: A Systematic Narrative Review of the Literature. *Journal of Pain Research*, *15*, 1691–1706. https://doi.org/10.2147/JPR.S360733
  2. Mithoefer, M. C. (2015). *A manual for MDMA-assisted psychotherapy in the treatment of posttraumatic stress disorder* (Version 7). Multidisciplinary Association for Psychedelic Studies (MAPS). https://maps.org

Kaynaklar temsilîdir; yayımlanan yazılarda her madde DOI bağlantısıyla birlikte verilir.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp X

Yorumlar (0)

İsimler gizlilik için kısaltılır

Yorum yazmak için telefonunuzla hızlı bir doğrulama yapın — adınız kısaltılarak görünür.

İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar okuyucuların kişisel görüşleridir; psikolog.net'in görüşü değildir ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Zor bir dönemden geçiyorsanız 112 · ALO 183. Kurallara aykırı yorumlar kaldırılır.