Boşanma Psikolojisi: Yeni Hayata Duygusal Uyum Rehberi
Boşanma psikolojisi, hukuki süreçten sonra asıl başlar. Duygusal ayrışma, kimlik inşası ve eski eşle sınırlar hakkında derinlemesine bir rehber.
Kağıt üzerinde bitti ama boşanma psikolojisi neden hala eskiye dönüyor?
Hukuki boşanma biter, psikolojik ayrışma o gün başlar ve siz imzanın getirdiği hafiflikle eve dönerken zihin eski evliliğin aynı sorularına geri döner. Hayatın en stresli ikinci olayı boşanma, diyor araştırmalar [2]. Hukuki boşanma bitince psikolojik ayrışma başlar ve ruhen ayrılabilmek sancılı bir mesafe gerektirir. Boşanma kararı eşleri fiziksel olarak ayırır ancak duygusal bağ bir süre devam edebilir. Boşanma stresi yalnızca kaybın acısından değil kimlik karmaşasından, alışkanlıkların bir anda kesilmesinden ve gelecek planlarının silinmesinden beslenir. Mahkeme salonundan çıkarken artık evli değilsinizdir, fakat sabah kahvenizi nasıl içtiğiniz, eve hangi yoldan döndüğünüz, hafta sonunu kiminle geçirdiğiniz gibi en küçük alışkanlıklar bile eski düzene bağlı kalır ve o düzen bir anda kesilince zihin boşlukta kalır. Geleceğe dair kurulan planlar silinir, emeklilik hayali, taşınma fikri, çocuğun okul seçimi gibi ortak cümleler anlamsızlaşır ve siz geleceği yeniden yazmak zorunda kalırsınız. Ayrılığa duygusal uyum şu: eski partnere dair yoğun hisler zamanla yatışır, zihin gündelik hayata geri dönebilir [1]. Duygusal uyum unutmak ya da hiç üzülmemek değil duygu düzenleme becerisiyle ilgilidir. Boşanma sonrası duygusal uyum, eski eşi sevmeyi ya da ondan nefret etmeyi bırakmak anlamına gelmez, onun adını duyduğunuzda ya da fotoğrafını gördüğünüzde bedeninizde yükselen dalganın eskisi kadar sarsmaması ve dikkatinizin işinize, yemeğinize, çocuğunuzun ödevine dönebilmesi anlamına gelir. Duygusal uyum düşük, orta ve yüksek olarak seyredebilir [1]. Düşük evrede zihin sürekli geçmişi yoklar, orta evrede iyi günlerle kötü günler iç içe geçer, yüksek evrede ise duygular yönetilebilir hale gelir ve gündelik hayat yeniden merkezde durur. Uyum bir anda gelen bir aydınlanma değil gündelik tercihlerin toplamıdır. Bir sabah eski eşin sevdiği şarkıyı duyunca kanal değiştirmek yerine dinleyip geçmek, akşam yemeğini tek kişilik de olsa özenle hazırlamak, hafta sonu için yalnızca size ait bir yürüyüş planı yapmak gibi küçük seçimler zamanla birikir ve yeni hayatın zeminini kurar. Varsayalım ki adliye çıkışında hissedilen hafifliğin ardından zihnin aynı sorularla eski evliliğe dönmesi kurgusal bir sahne olarak önünüzde durur, bu sahnede siz eve dönerken bir yandan rahatlar bir yandan da neden rahatlayamadığınıza şaşırırsınız ve bu şaşkınlık aslında psikolojik ayrışmanın başladığını gösterir. Boşanmış kadınlarla yapılan bir çalışma, ilk aylarda yoğun stres ve üzüntü yaşansa da zamanla "geçmişi bir öğrenme süreci olarak görme" ve "yola devam edebilme" kapasitesinin devreye girdiğini gösteriyor [6]. Geçmişi öğrenme süreci olarak görmek, evliliği başarı ya da başarısızlık etiketinden çıkarıp size ne öğrettiğine bakmak demektir ve bu bakış yola devam etme kapasitesini güçlendirir. Gelecek için keyif verecek ve yalnızca kendinize ait bir plan yapmak da aynı yönde işler, bu plan büyük olmak zorunda değildir, bir kursa yazılmak, küçük bir seyahat ayarlamak, evde tek kişilik bir okuma köşesi kurmak yeterli olur ve önemli olan planın eski eşin zevkine ya da onayına bağlı olmamasıdır.
Boşanmada yas süreci neden düz bir çizgide ilerlemiyor?
Boşanmada yas süreci düz bir çizgide ilerlemez, çünkü zihin bir gün kabullenmeye yaklaşırken ertesi gün öfkeye ya da özleme geri döner ve siz bu gidip gelmeyi yanlış bir şey yaptığınız şeklinde okursunuz. Yas aşamaları düz bir çizgide ilerlemez ve iyi hissetme ile pişmanlık arasında gidip gelmek normaldir. Bir sabah kendinizi hafiflemiş hissedersiniz, öğleden sonra eski bir mesajı görünce boğazınız düğümlenir, akşam arkadaşlarınızla gülerken gece yatakta keşke demeye başlarsınız ve bu dalgalanma uyumsuzluk değil sürecin doğasıdır. Bu geçişte beyin eski eşi hayati bir bağlanma figürü olarak kodlamayı bırakıp geçmişin bir parçası olarak arşivler. Yıllarca tehlike anında aradığınız, sevincinizi ilk paylaştığınız, hastalandığınızda yanınızda istediğiniz kişi birdenbire yabancılaşır ve beyin bu güncellemeyi tek seferde yapamaz. Eski eşin sosyal medya hesaplarını kontrol etme ihtiyacı ahlak zafiyeti değil bitmemiş psikolojik ayrışmanın belirtisidir. Parmağınız her gece aynı profile gider, bakmamaya söz verirsiniz, sonra yine bakarsınız ve kendinize kızarsınız, oysa bu davranış iradesizlikten çok bağlanma sisteminin hala eski figürü canlı tutma çabasını gösterir. Zihin belirsizlikle baş edemeyince acıtsa bile tanıdık olana sarılır. Belirsiz bir gelecek, tanıdık bir acıdan daha korkutucu gelir ve bu yüzden zihin eski kavgayı, eski evi, hatta eski hayal kırıklığını bile özler gibi yapar. Kaygılı bağlananlar ayrılık sonrası çok daha yoğun bir zihinsel meşguliyet yaşıyor [1]. Terk edilme korkusu yüksek olan siz, ayrılığın her detayını tekrar tekrar düşünür, eski eşin sözlerindeki imaları arar, barışma ihtimalini yoklar ve zihniniz bir türlü susmaz. Kaçınmacı bağlananlar duygularını derine gömer ve bu duygular beklenmedik bir anda patlayabilir. Siz duygusuz görünebilirsiniz, işe gömülürsünüz, kimseye bir şey anlatmazsınız, sonra markette sıradan bir koku ya da trafikte çalan bir şarkı sizi bir anda ağlatır ve bu patlama bastırılan duygunun yol bulma çabasıdır. Uyum, eski eşin fiziksel varlığına rağmen onu zihinsel olarak "aile" kategorisinden çıkarmaktan geçiyor [2]. Tehdit, umut ya da kurtarıcı olarak görmeyi bırakıp eski eşi zihinsel olarak aile kategorisinden çıkarmak asıl ayrışmayı sağlar. O kişi artık evin reisi ya da evin düşmanı değildir, geçmişte ailenizin bir parçası olmuş, şimdi ise kendi hayatı olan biridir ve bu yeniden sınıflandırma yapılmadan zihin onu her olayda ilk sıraya koyar. Boşanma yası ölüm yasından farklıdır çünkü boşanılan kişi yaşamaya devam eder ve temas sürdükçe yara yeniden kaşınır. Cenazede kapanan bir kapı burada aralık kalır, eski eş yaşar, bazen arar, bazen çocuğu almaya gelir, bazen ortak bir tanıdıkta adını duyarsınız ve her temas kabuk bağlayan yeri yeniden açar. Mahkeme bitince yas hemen sonlanmaz ancak ömür boyu sürecek diye bir kural da yoktur. Yasın süresi kişiye, evliliğin süresine, ayrılış biçimine ve desteklere göre değişir ve yavaşlaması durması anlamına gelmez. Kayıp odaklı evrede takılı kalındığında profesyonel destek almayı düşünmek yerinde olur, özellikle aylar geçmesine rağmen günleriniz sürekli eski evliliği düşünmekle geçiyorsa, uyku ve iştah düzeniniz bozuluyorsa, işe ve bakıma odaklanamıyorsanız bu takılmayı suç gibi görmeden yardım aramak gerekir ve kayıp odaklı evrede kalmayı suç gibi görmemek ancak orada yaşamaya başlanınca destek aramayı ertelememek gerekir.
Boşanma sonrası kimlik inşası neden ben duygusunu sarsıyor?
Boşanma sonrası kimlik inşası ben duygusunu sarsar, çünkü yıllarca biz cümlesiyle konuşan siz bir sabah ben cümlesine dönmek zorunda kalırsınız ve bu dil değişimi kimliğin her katmanına yayılır. Boşanma sonrası uyum özünde yeniden kimlik inşasıdır ve yıllarca biz olduktan sonra ben olmaya çalışmak sarsıcıdır. Biz evliyiz, biz tatildeyiz, bizim evimiz gibi cümleler bir günde buharlaşır ve geriye kalan ben sorusu çıplak kalır. Yeni boşanmış birçok kişi kendini eski eşinin gözündeki değerine göre tartar ve sevilmeyecek biri olarak görülme düşüncesi benlik saygısını zedeler. Eski eş sizi artık istemiyorsa sizde bir eksik olmalı diye düşünürsünüz, aynaya onun gözüyle bakarsınız, yaşınızı, kilonuzu, işinizi, huysuzluğunuzu suçlarsınız ve bu iç tartı benlik saygısını her gün biraz daha aşındırır. Oysa benlik saygısının düşük olması, uyumu geciktiren en önemli etkenlerden biri [6]. Kendini değersiz gören zihin yeni adımlar atmaktan korkar, sosyalleşmekten kaçınır, işte risk almaz ve bu çekilme uyumu yavaşlatır. Gündelik küçük anlar, ben kavramının eski eşten bağımsız var olamamasından doğan kimlik boşluğuna işaret eder. Markette eski eşin sevdiği peyniri görünce kala kalmak, iki kişilik yemek yapmaya devam etmek, film seçerken onun seveceği bir şeyi otomatik olarak sepete atmak gibi anlar size kim olduğunuzu unuttuğunuzu düşündürür ve bu boşluk hissi aslında kimliğin yeniden yazılmayı beklediğini gösterir. Eski eşle kurulan duygusal cümleler bağlanma sisteminin tetikte olduğunu gösterir. Onun yüzünden mahvoldum, o mutlu ben perişanım, o gelirse düzelirim gibi cümleler duygunun hala eski eş üzerinden tanımlandığını anlatır. Duygularını eski eş üzerinden tanımlayanlar tepki gösterdikçe görünmez iplerle gerilir ve kopmak zorlaşır. Her tepki ipi biraz daha gerer, her kontrol, her sitem, her gözyaşı karşı tarafa bağlı kalır ve siz uzaklaşmak isterken aslında bağın ucunu elinizde tutarsınız. Uyum duyguyu bastırmak ya da saplantıya dönüştürmek değil duygunun içinden geçip gidebilmesidir. Öfkeyi yok saymak da gece gündüz aynı öfkeyi çiğnemek de aynı kapıya çıkar, duygu ne bastırılınca ne de büyütülünce geçer, ancak fark edilip adlandırılınca ve bedende taşınmasına izin verilince zamanla yatışır. Boşanmış kadınlarla yapılan bir çalışma, ilk aylarda yoğun stres ve üzüntü yaşansa da zamanla "geçmişi bir öğrenme süreci olarak görme" ve "yola devam edebilme" kapasitesinin devreye girdiğini gösteriyor [6]. Bu kapasite kimlik inşasında da işler, siz geçmişe ders gözüyle baktıkça eski eşin gölgesi küçülür ve ben cümlesi güçlenir. Kendinize sormak için iki soru bu boşluğa yatırım yapar. Ben neyden hoşlanırım sorusunu yeniden sormak ve cevaptan yola çıkmak ilk adımdır, bu soru basit görünür fakat yıllarca ortak zevklere göre yaşayan siz cevabı hemen bulamayabilirsiniz ve bulmak için denemek gerekir, bir sabah yürüyüşü, bir atölye, bir yemek tarifi gibi küçük denemeler ben duygusunu yeniden kurar. Eski eşin olumsuz düşünceleri silinse gözümde nasıl biri olurdum sorusuyla boşluk kalan yere yatırım yapmak ikinci adımdır, bu soru başkasının gözünden bakmayı bırakıp kendi gözünüze dönmenizi sağlar ve benlik saygısının dış onaya bağlı ipini gevşetir.
Eski eşle sınır koymak lojistik konuşmalarda neden zorlaşıyor?
Eski eşle sınır koymak lojistik konuşmalarda zorlaşır, çünkü siz okul taksitini konuşmak için ararsınız ve beş dakika sonra kendinizi üç yıl önceki sadakatsizliği tartışırken bulursunuz. Sınırlar buharlaşınca zihin eski yaranın kaşıntısına dayanamaz ve lojistik konu duygusal geçmişe kayar. Telefonun ucundaki ses tonu, geciken bir ödeme, çocuğun unutulan eşyası gibi küçük bir kıvılcım eski dosyayı açar ve konu para ya da saat olmaktan çıkar. Duygusal uyumu yüksek bireyler, eski eşle iletişimde duygularını yönetebiliyor ve sadece lojistik konulara odaklanabiliyor [1]. Bu beceri soğukkanlılık değil duygu düzenleme becerisidir, siz öfkeyi hissederken konuşmanın başlığını koruyabilirsiniz ve başlık korundukça görüşme kısa ve işlevsel kalır. Lojistik görüşmede duygusal geçmişi açmamak bu yüzden koruyucu bir kural olur, geçmişi her lojistik konuşmaya taşımak sorunu çözmez, yalnızca görüşmeyi uzatır ve yarayı tazeler. Akut öfke anında analitik düşünme yetisi devre dışı kalır ve eski eşe had bildirmek içteki yangını söndürmez, körükler. Kalbiniz hızlanır, elleriniz ısınır, sesiniz yükselir ve o anda söylediğiniz her cümle sonradan pişmanlık olarak döner. Akut öfke anında eski eşe had bildirmeye çalışmamak gerekir ve sakinleşene kadar teması kesmek ve akut öfke anında karar vermemek en sade korunma yoludur, telefonu kapatmak, mesajı yarına bırakmak, yanıtı bir taslakta bekletmek bu anlarda sınırın ta kendisidir. Gerçek sınır karşı tarafı değiştirmeye çalışmaz, yalnızca kişinin kendisinin ne yapacağını tarif eder. Eski eşi değiştirmeye çalışarak sınır koymamak gerekir, çünkü sen bir daha böyle konuşmayacaksın cümlesi karşı tarafın davranışını yönetmeye çalışır ve çoğu zaman yeni bir kavgayı başlatır. Geceleri gelen aramaları cevaplamamak gibi yalnızca kendi davranışını tarif eden sınır koymak daha işlevsel durur, bu cümlede emir yoktur, tehdit yoktur, yalnızca sizin ne yapacağınız yazılıdır ve bu netlik hem sizi hem de görüşmeyi korur. Konu lojistikten duyguya kaydığında konuşmayı sonlandırmak için hazır cümle hazırlamak da sizi kurtarır, bu cümle kısa ve nötr olur, konuyu daha sonra konuşuruz ve şimdi kapatıyorum gibi bir kalıp öfke yükselmeden çıkış yolu verir ve siz o kalıba sadık kaldıkça eski yaranın kaşıntısına yenilmezsiniz.
Boşanmada çocuk uyumu varken boşanma sonrası duygusal uyum nasıl kurulur?
Boşanmada çocuk uyumu varken boşanma sonrası duygusal uyum kurulur, çünkü siz kendi yasanızı yaşarken aynı evde çocuğunuzun düzeni de yeniden kurulmayı bekler ve iki süreç birbirine değer. Ebeveynseniz, boşanma süreci iki kat karmaşık. Bir yanda eski eşe dair öfke ve özlem dalgalanır, diğer yanda çocuğun okul saati, ödevi, uyku düzeni aksamadan sürmek zorundadır ve siz yorgunken bile iki role aynı anda devam edersiniz. Çocuklar için asıl yıkıcı olan boşanmanın kendisi değil ebeveynler arasındaki çatışmanın sürmesidir. Kapı önünde yükselen ses, telefonda edilen iğne, çocuğun yanında yapılan ima, boşanma kararından daha fazla sarsar ve çatışma sürdükçe çocuk kendini iki sevdiği insan arasında seçim yapmak zorunda hisseder. Okullardaki rehber öğretmenler, boşanma sürecindeki çocuklarda iki tür sorun gözlemliyor: okul disiplin sorunları ve psiko-sosyal sorunlar [7]. Derse odaklanamama, ödevi aksatma, arkadaşla kavga etme gibi disiplin sorunları ile içe kapanma, kaygı, uyku bozukluğu gibi psiko-sosyal sorunlar aynı evin farklı odalarında büyür. Velayeti alan annenin, eski eş hakkında olumsuz konuşmaları bırakması, çocuğun uyumunda kayda değer bir iyileşme yaratır [5]. Çocuğun yanında eski eş hakkında olumsuz konuşmamak bu yüzden bir nezaket değil koruyucu bir ebeveynlik davranışı olur, siz eski eşi eleştirdikçe çocuk kendisinin yarısını eleştirilmiş gibi duyar. Öfkeyi çocuğun yanında değil arkadaşla ya da terapist odasında işlemek gerekir ve çocuğun yanında öfkeyi işlememek kuralı aynı kapıya çıkar, gözyaşı ya da öfke geldiğinde çocuğun yanından kısaca ayrılmak, sakinleşince dönmek, çocuğa yük taşımadan model olmak anlamına gelir. Çocuk sözleri değil eylemleri izler, bu yüzden güvende hissettiren tutarlılık gerekir. Ona her şey yolunda demek yetmez, aynı saatte uyumak, aynı sözü tutmak, okul çıkışına zamanında gitmek gerekir ve bu tekrarlar çocuğun dünyasına yeniden öngörülebilirlik verir. Çocuğa durumu yaşına uygun somut ve güvende hissettiren cümlelerle açıklamak bu tutarlılığın dilidir, kısa cümleler, net bilgiler, sevgi garantisi bu açıklamada yeterli olur ve ayrıntılar çocuğun yaşına göre sadeleşir. Çocuğa ebeveynleri barıştırma görevi vermemek, şaka yoluyla bile olsa, gerekir ve çocuğu haberci gibi kullanmak çocuğun omuzlarına taşıyamayacağı bir yük bindirir. Çocuğa nafaka ya da görüşme mesajını iletme görevi vermek, baban annene söyle demek, anneyi ikna et demek çocuğu yetişkinlerin arasına oturtur ve bu yük uyumu zedeler, bu yüzden çocuğu haberci gibi kullanmamak gerekir. Araştırmalar, birlikte ebeveynlik kalitesi düşük olan ailelerde eski eşlerin yeni ilişkilerini birbirlerine çok daha geç söyleme eğiliminde olduğunu gösteriyor [8]. Yeni ilişki bilgisini paylaşma zamanlamasını karşı tarafın tepkisini yönetmeye göre değil kendi iç rahatlığına göre belirlemek bu noktada yol gösterir, siz hazır olmadan açıklama yapmak zorunda hissetmezsiniz, hazır olduğunuzda ise kısa ve saygılı bir bilgi vermek yeterli olur. Araştırmacılar bu geçişin anahtarının "restorasyon odaklılık" olduğunu söylüyor [1]. Restorasyon odaklılık dikkati geçmişten alıp geleceğe vermek demektir, siz enerjinizi eski evliliği analiz etmekten çok yeni düzeni kurmaya ayırdıkça uyum güçlenir. Düşük uyum evresinde zihin sürekli eski evliliği işler ve ne kadar düşünülürse çözümden o kadar uzaklaşılır. Aynı sahneyi yüzüncü kez düşünmek çözüm getirmez, düşünme süresi uzadıkça yorgunluk artar ve bu noktada dikkati bilinçli olarak bugüne çevirmek gerekir. Birincisi, sosyal ağları genişletmek [3]. Boşanmış kadınlarla yapılan araştırmalar, sosyal desteğin uyum için çok önemli olduğunu ortaya koyuyor [3]. Ortak çevre daralınca yeni ilişkiler için fırsat görmek gerekir ve sosyal ağları genişletmek bu fırsatı gerçeğe çevirir, komşuyla çay içmek, eski bir arkadaşla yeniden görüşmek, bir gönüllü gruba katılmak yalnızlık duygusunu azaltır. Geniş kapsamlı boylamsal bir çalışma, erkeklerin boşanma anında yaşam doyumunda çok daha sert bir düşüş yaşadığını, ancak birkaç yıl içinde kadınlarla aynı seviyeye geldiğini ortaya koyuyor [4]. Kadınlar boşanma anında daha hazırlıklı olsa da, sonraki yıllarda ekonomik zorluklar ve tek ebeveynlik yükü nedeniyle kalıcı stres yaşayabiliyor [4]. Aynı araştırma, kadınların gelirinde boşanma yılında yaklaşık yüzde kırk düşüş olduğunu, yoksulluk sınırının altına düşme olasılığının altı kat arttığını gösteriyor. Bu tablo ekonomik ve sosyal desteğin uyumdaki yerini açıklar ve yük tek omuzda kaldıkça yorgunluğun artması şaşırtıcı olmaz. İkincisi, affetme kapasitesi [2]. Affetmek eski eşi aklamak değil onun zihindeki kirasını sonlandırmaktır. Siz affettikçe eski eş zihninizde ücretsiz oturmaktan vazgeçer, anılar eskisi kadar yer kaplamaz ve bu boşalan yer gündelik hayata kalır. Üçüncüsü, boşanma kararında belirleyici taraf olmak [2]. Kararı veren taraf süreci daha öngörülebilir yaşar, bu bilgi geride kalanın suçlu olduğu anlamına gelmez, yalnızca kontrol duygusunun uyumu kolaylaştırdığını gösterir. Kayıp odaklı evrede kalmayı suç gibi görmemek gerekir, fakat orada yaşamaya başlanınca ve çocuğunuzun ihtiyaçlarına yetişemez hale geldiğinizde, uyku, iştah ve bakım düzeniniz uzun süre bozulduğunda bir psikologdan destek almak yerinde olur ve bu adım uyumsuzluk değil restorasyon odaklı bir seçim olur. Değerleriniz size bugün nasıl bir anne ya da baba, nasıl bir eski eş ve nasıl bir insan olmak istediğinizi söylüyor?
Sık sorulan sorular
Boşandım ama neden hala eski eşimi düşünmekten kurtulamıyorum?
Bu, başarısız olmuş hissinin ve alışkanlıkların bir yansımasıdır. Zihin, büyük bir boşluğu doldurmak için tanıdık olana tutunur. Duygusal boşanma, hukuki boşanmadan daha uzun sürebilir.
Boşanmanın en zor psikolojik aşaması hangisidir?
Genellikle evlilik içinde bastırılan öfke ve hayal kırıklığının yüzeye çıktığı dönem en sarsıcıdır. Bu dönemde kişi hem eski eşe hem de kendine karşı yoğun bir kızgınlık yaşayabilir.
Boşandıktan sonra ne zaman kendimi iyi hissetmeye başlarım?
Araştırmalar, duygusal uyumun ayrılık anından itibaren yavaşça başladığını gösteriyor. Ancak bu süre, eski eşten psikolojik olarak ayrışabilme ve yeni bir kimlik inşa edebilme hızınıza bağlıdır.
Boşanmada çocukların psikolojisi en az nasıl etkilenir?
Ebeveynler arasındaki çatışmanın düzeyi, boşanmanın kendisinden daha belirleyicidir. Çocugun diğer ebeveynle ilişkisini sürdürebilmesi ve olanları yaşına uygun duyabilmesi uyumu kolaylaştırır.
Kaynakça
- Millings, A., Hirst, S. L., Sirois, F., & Houlston, C. (2020). Emotional adaptation to relationship dissolution in parents and non-parents: A new conceptual model and measure. *PLoS ONE, 15*(10), e0239712. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0239712
- Öksüzler Cabılar, B. ve Yılmaz, A. E. (2022). Boşanma ve boşanma sonrası uyum: Tanımlar, modeller ve uyumun değerlendirilmesi. *Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry, 14*(1), 1–11. https://doi.org/10.18863/pgy.910766
- Çimen, M. B. ve Aslan, S. (2023). Kadınlarda boşanmaya uyum, sosyal destek ve yalnızlık algısı arasındaki ilişkiler. *ARHUSS, 6*(2), 152-174.
- Leopold, T. (2018). Gender differences in the consequences of divorce: A study of multiple outcomes. *Demography*, *55*(3), 769–797. https://doi.org/10.1007/s13524-018-0667-6
- Halisdemir, D. ve Nazlı, S. (2023). Boşanmaya uyum programının velayeti üstlenmiş anne ve çocuklarının boşanmaya uyum, psikolojik sağlamlık ve aile yaşam doyumlarına etkisi. *Aile Psikolojik Danışmanlığı Dergisi, 6*(1), 1–36. https://doi.org/10.58434/apdad.1273362a
- Mezalan, N. E., & Mohd Juaini, N. J. (2023). Psychological adjustment among divorced women. *International Journal of Academic Research in Business and Social Sciences, 13*(5), 63–69. https://doi.org/10.6007/IJARBSS/v13-i5/17004
- Nazlı, S., Halisdemir, D., Gülleroğlu, H. D., & Kiye, S. (2021). Çocukların Boşanmaya Uyumu Ölçeği-Okul Formunun Geliştirilmesi. *Millî Eğitim, 50*(232), 247–265. https://doi.org/10.37669/milliegitim.746784
- Kang, Y., Ko, K., & Ganong, L. (tarih belirtilmemiş). *Divorced parents' quality and perceptions of the timing of dating disclosures to coparents and their children*.
Kaynaklar temsilîdir; yayımlanan yazılarda her madde DOI bağlantısıyla birlikte verilir.
Yorumlar (0)
İsimler gizlilik için kısaltılırYorum yazmak için telefonunuzla hızlı bir doğrulama yapın — adınız kısaltılarak görünür.
İlk yorumu siz yazın.
Yorumlar okuyucuların kişisel görüşleridir; psikolog.net'in görüşü değildir ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Zor bir dönemden geçiyorsanız 112 · ALO 183. Kurallara aykırı yorumlar kaldırılır.