İçeriğe geç
İlişkiler

Doğru Partneri Seçme Üzerine: Yardımcı Bakış Rehberi

Doğru partneri seçmek, listeyi tamamlamak değildir. Klinik psikolog gözüyle seçimin altındaki kalıpları, eş değeri hesabını ve benlik ayrımlaşmasını inceliyor.

Yazan: Lal Gürün6 dk okuma

Yoğun çekim hissetmeniz doğru kişiyi bulduğunuzu göstermez, çoğu zaman en bildik olana yöneldiğinizi gösterir. Tanıdık olan güvenli olmasa bile çekici gelebilir, bu yüzden eş seçimi psikolojisi çekimin şiddetine değil kaynağına bakmayı önerir.

Bilinçdışı çekim ve tanıdıklık hissi güvenli olmayanı çekici gösterir

Eş seçimi psikolojisi çekimi tek başına bir doğruluk işareti saymaz. Kaynağına bakar. Nedenini sorgular. Evrimsel psikoloji, eş seçiminde derinlerde işleyen tercih mekanizmalarının varlığını gösteriyor [1]. Bu mekanizmalar çoğu zaman fark edilmez. Sessiz çalışır. Seçimi yönlendirir.

Çekim çoğu zaman bilinçdışı bir tanıdıklık arayışı olarak işler. Zihin bildiğini sever. Bildiğine yaklaşır. Çocuklukta kurulan ilişki şemaları sevginin ve tehlikenin ne olduğuna dair beklenti oluşturur. Bu beklenti yetişkin ilişkilerine taşınır. Tanıdık olan güvenli olmasa bile çekici gelebilir. Bu yüzden yoğun his her zaman sağlıklı bağ anlamına gelmez.

Duygusal yakınlığın güvenli olmadığı bir evde büyüyen kişi için yakın davranan kişi yapay, mesafeli kişi gerçek hissettirebilir. Mesafe doğaldır. Belirsizlik heyecan verir. İlgi boğucu durur. Aşk olarak yaşanan duygu çocukluktan kalan örtük beklentilerin oluşturduğu senaryonun yeniden canlanması olabilir. Senaryo tekrar eder. Roller değişir. Duygu aynı kalır. Bu örüntüye tekrar zorlantısı denir. Tanıdık ilişki şablonlarının güvenli olmasa bile yeniden canlandırılmasıdır. Tanıdık acının yabancı sevince tercih edilmesidir.

Hayali bir örnek vermek gerekirse duygusal olarak mesafeli ebeveynle büyüyen kişinin belirsiz ilgiyi aşk gibi hissetmesi bu duruma uyar. Mesaj gecikir. Kaygı artar. Cevap gelir. Rahatlama olur. Bu dalga aşk sanılır. Oysa dalga eski şemayı canlandırır. Siz bu anlarda durabilirsiniz. Çekim anında kendinize sorabilirsiniz: Bu çekim onun özellikleri mi yoksa içimde tanıdık gelen bir duygu mu, bu duygu geçmişten birini hatırlatıyor mu? Yanıt hemen gelmeyebilir. Bu sorgulamayı sakin zamanda yapmak gerekir. Hemen yanıt bulmayı beklemeden otomatik çekimle araya mesafe koymak işe yarar.

Sorgulamayı baskıya dönüştürmemek gerekir. Hemen yanıt bulamamayı normal kabul etmek gerekir. Akut kavga anında çekim ve seçim sorgulaması yapmamak, sakin zamanı beklemek gerekir. Zihin gerginken berrak düşünemez. Kalp hızlı atar. Eski savunmalar devreye girer. Tekrar eden kalıpları bir terapistle incelemek yardımcı olabilir. Dışarıdan bir göz kalıbı görür. Adını koyar. Değişim için alan açar.

Eş değeri hesabı puan toplamı değil uygunluk hissi üretir

Doğru partneri seçmek listeleri uzatmakla olmaz. Bütüne bakmakla olur. Conroy-Beam ve arkadaşları, 45 ülkede 14,487 kişiyle yaptıkları modelleme çalışmasında, insanların potansiyel partnerlerini tek tek özelliklerine göre değil, bir bütün olarak değerlendirdiğini buldu [2]. Bu bulgu önemlidir. Seçim madde madde yapılmaz. His olarak yaşanır.

Partner değerlendirmesi ayrı özelliklere verilen puanların toplamı yerine tek bir uygunluk hissi olarak yaşanır. Isınırsınız. Ya da itilirsiniz. Nedenini bilemezsiniz. Bilinçdışı yapılan eş değeri hesabı ısınma ve itilme tepkisi üretir ancak bu tepkinin nedenini açıklamaz. Zihin partneri bütün olarak değerlendirir. Yakın ya da uzak bir konuma yerleştirir. Buna uygunluk hissi duyulur. Bu sürece eş değeri hesabı denir.

Yüksek eş değerine sahip kişiler daha yüksek standartlar belirliyor ve tercihlerini daha iyi karşılıyor [2]. Kişinin kendini yüksek gördüğü yerde partnerden beklentisi yükselir, düşük gördüğü yerde razı olduğu düzey alçalır ve iki uç da dengeli seçimi zorlaştırır. Bir uçta beğenmeme artar. Diğer uçta razı olma artar. Denge kaybolur. Öz değer algısı seçimi sessizce biçimlendirir.

Somut bir çerçeve işe yarar. İtilme ya da ısınma hissedildiğinde kendinize sorabilirsiniz: Bu kişide iten ya da çeken şey ne? Yanıtı davranışta arayın. Sözde değil. Süreklilikte arayın.

  • Nezaket, zeka, sağlık, fiziksel çekicilik ve maddi olanaklar çerçevesinde en önemli tercihi netleştirin.
  • Bu boyutlarda kendi konumunuzu gözden geçirin.
  • Beklentiniz ile konumunuz arasındaki farkı sakin bir günde değerlendirin.
  • Tercih listesini uzatarak değerlendirmeyi bulanıklaştırmamak için listenizi kısa tutun.

Liste uzadıkça zihin yorulur. Karar zorlaşır. Önemli olan silikleşir. Az kriter netlik verir. Netlik seçimi kolaylaştırır. Siz en önemli tercihi seçin. Diğerlerini eleyin. Kendi payınıza düşeni görün. Karşınızdakini bütün olarak değerlendirin. Puan toplamayın. Dokuya bakın.

Benlik ayrımlaşması ve ilişki seçimi sınır netleştikçe dengelenir

Yoğun istek yön göstermez. Hız verir. Jones ve arkadaşlarının derlemesi, bu hipotezi test eden yeni ve büyük ölçekli çalışmaları inceliyor [3]. Güç analizi, orta etkiyi yakalamak için çok daha fazla katılımcının gerektiğini gösteriyor [3]. Araştırmalar, yumurtlama döneminde genel cinsel isteğin arttığını gösteriyor [3]. Bedensel cinsel motivasyondaki artış belirli bir tipe yönelimi belirlemez. İstek artar. Yön değişmez. Seçim netleşmez.

Uzun vadeli tercihte belirleyici olan kişinin zaman içinde hissettirdiği genel dokunun sürekliliğidir. Tek gün yetmez. Tek heyecan yetmez. Yorgun gün gerekir. Keyifsiz gün gerekir. Sıradan zaman gerekir. Yoğun çekimde döngü ya da anlık ruh hali yerine kişiyle geçirilen zamanın genel dokusuna bakmak gerekir. Çekimin yorgun ve keyifsiz günlerde de sürüp sürmediğini gözlemlemek gerekir. Doku sürüyorsa bağ güçlenir. Doku bozuluyorsa çekim söner.

Türk-Çatılı ve arkadaşları, beliren yetişkinlerde benlik ayrımlaşmasının eş seçme stratejilerini yordadığını buldu [4]. Benlik ayrımlaşması duygusal tepkiselliği düzenleyebilme kapasitesidir. Başkalarından bağımsız biçimde kendi duruşunu sürdürebilme kapasitesidir. Benlik ayrımlaşması düşük olduğunda kişinin duygusu ile partnerin duygusu arasındaki sınır bulanıklaşır ve seçim onaya bağımlı hale gelir. Onay gelirse rahatlama olur. Onay gecikirse kaygı basar. Seçim kaygıyı dindirmeye döner.

Geciken mesaj örneği bunu gösterir. Soğuma işareti saymak kolaydır. Telefonu kapatmak kolaydır. Konuşmaya zorlamak kolaydır. Zor olan durmaktır. Meşguliyet olasılığını anımsamak gerekir. Kendi değerinin sabitliğini anımsamak gerekir. İlişki tartışmasının harareti geçtikten sonra duyguyu adlandırmak gerekir: Bu öfke mi, kırgınlık mı, terk edilme korkusu mu? Ad koymak hızı keser. Alan açar. Partnerin her duygu dalgasına aynı şiddetle karşılık vermemek gerekir. Ayrı ruhsal alan olduğunu anımsamak gerekir. Dalga gelir. Geçer. Siz kalırsınız.

Değerler ve eş seçim tutumları görünmez bir elek gibi çalışır

Değerler kime yaklaşılıp kimden uzaklaşılacağını belirleyen görünmez bir elek gibi işler. Elek sessizdir. Hızlıdır. Acımasız değildir. Yine de seçimi daraltır. Aileden miras kalan değerler bu eleği kurar. Toplumsal cinsiyet tutumlarını da etkiler. Yaklaşma ve uzaklaşmayı yönlendirir. Bu sürece değer eleği denir.

Ayrımlaşma düşükken gelir ve statü gibi dışsal güvencelere, yüksekken içsel bağlara ve ortak değerlere daha çok ağırlık verilir. Güvence aranır. Onay aranır. Dış ses büyür. Yüksek olduğunda, içsel bağlara ve ortak değerlere daha çok önem verir [4]. İlgi içe döner. Anlam aranır. Ortak yön aranır. Çelik ve arkadaşları, üniversite öğrencilerinde değer yönelimlerinin eş seçim tutumlarını güçlü biçimde yordadığını gösterdi [5]. Değer yönü tutumu biçimlendirir. Tutum seçimi biçimlendirir.

Hazcılık değeri aşkın yeterli olduğu inancına, geleneksellik değeri katı ve tek doğrucu inançlara yatkınlık yaratır. Biri duyguyu yüceltir. Diğeri kuralı yüceltir. İkisi de eleği daraltır. Toplulukçu kültürde bireysel değerler netleşmediğinde seçimi aile ve toplum yönlendirebilir. Aile onayı öne geçer. Düzenli gelir öne geçer. Keşfetme geri durur. Bağımsızlık susar. Aileyi kırmamak adına kendinden vazgeçmek bu çatışmada sık görülür.

Sınır tanımlayan dil kullanmak gerekir. Baskıya maruz kalmak istenmeyen konuyu kendisinin açacağını açıkça ifade etmek gerekir. Ses net olur. Ton sakin kalır. Hayatta en çok önem verilen şeyleri belirlemek gerekir. Sormak gerekir: Bu benim değerim mi yoksa bana öğretilen mi? Güven arayışının kontrol ihtiyacıyla karışıp karışmadığını ayırt etmek gerekir. Partnerden neyin kontrol edilmesinin beklendiğini sorgulamak gerekir. İlişkiyi değerlendirmek için kendinize sormak gerekir: Bu ilişki büyümeye alan bırakıyor mu? Alan varsa nefes vardır. Alan yoksa daralma vardır.

Tekrar eden kalıpları tek başına çözmek zorunda hissetmemek gerekir. Gerektiğinde uzman desteğini dışlamamak gerekir. Sıkıntılarınız sürerse ya da gündelik yaşamınız zorlaşırsa bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmayı aklınızda tutabilirsiniz. Bir uzmana başvurmak bu noktada anlamlı bir seçenek olabilir. Destek zayıflık değildir. Netleşme yoludur.

Listeler seçimi kurtarmaz. Kalıplar seçimi yönetir. Bildik olan çeker. Bütünsel izlenim karar verdirir. Ayrımlaşma denge kurar. Değerler eler. Conroy-Beam ve arkadaşlarının 45 ülkede 14,487 kişiyle yaptığı modelleme çalışması insanların partnerlerini tek tek özelliklerle değil bir bütün olarak değerlendirdiğini gösterdi [2].

Sık sorulan sorular

Doğru partneri nasıl seçerim?

Doğru partner, listenizdeki maddeleri karşılayan biri değildir. Kendi duygusal kalıplarınızı, benlik ayrımlaşmanızı ve değerlerinizi tanımak, seçimde size en net rehber olur.

Neden hep yanlış insanlara aşık oluyorum?

Çekim genellikle bilinçdışı tanıdıklık arayışıdır. Çocukluktan gelen ilişki şemaları, bize tanıdık gelen duygusal iklimi yeniden yaratacak kişilere yönelmemize neden olabilir. Bu kalıpları fark etmek değişimin ilk adımıdır.

Eş değeri nedir ve gerçekten işler mi?

Eş değeri, potansiyel bir partnerin genel çekiciliğine dair zihnimizin yaptığı bütüncül bir değerlendirmedir. Araştırmalar, bu değerlendirmenin benzer eş değerine sahip kişilerin eşleşmesine yol açtığını gösteriyor. Ancak bu bir fiyat etiketi değil, kişisel anlamın bir hesabıdır.

Kadınların tercihleri hormonlara göre değişir mi?

Yeni büyük ölçekli çalışmalar, kadınların eş tercihlerinin yumurtlama dönemine göre değiştiği mitini çürütüyor. Hormonlar genel cinsel motivasyonu artırabilir, ama kimi seçeceğinize dair bir talimat vermez.

Kaynakça

  1. Buss, D. M., & Schmitt, D. P. (2019). Mate preferences and their behavioral manifestations. *Annual Review of Psychology*, *70*, 23.1–23.34. https://doi.org/10.1146/annurev-psych-010418-103408
  2. Conroy-Beam, D., Buss, D. M., Asao, K., Sorokowska, A., Sorokowski, P., Aavik, T., … Zupančič, M. (2019). Contrasting computational models of mate preference integration across 45 countries. *Scientific Reports, 9*, Article 16885. https://doi.org/10.1038/s41598-019-52748-8
  3. Jones, B. C., Hahn, A. C., & DeBruine, L. M. (2018). Ovulation, sex hormones, and women’s mating psychology. *Trends in Cognitive Sciences*. https://doi.org/10.1016/j.tics.2018.10.008
  4. Türk-Çatılı, E. ve Avcı, R. (2021). Beliren yetişkinlerde toplumsal cinsiyet rollerine yönelik tutumun, benlik kurgusunun ve benliğin ayrımlaşmasının eş seçme stratejilerini yordamadaki rolü. *Trakya Eğitim Dergisi, 11*(3), 1349–1365. https://doi.org/10.24315/tred.812057
  5. Çelik, A. R., Asqarova, S., & Tutgun Ünal, A. (2021). Üniversite öğrencilerinin eş seçim tutumlarında değer yönelimlerinin etkileri. *OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi*, *17*(38), 5042–5066. https://doi.org/10.26466/opus.883241

Kaynaklar temsilîdir; yayımlanan yazılarda her madde DOI bağlantısıyla birlikte verilir.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp X

Yorumlar (0)

İsimler gizlilik için kısaltılır

Yorum yazmak için telefonunuzla hızlı bir doğrulama yapın — adınız kısaltılarak görünür.

İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar okuyucuların kişisel görüşleridir; psikolog.net'in görüşü değildir ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Zor bir dönemden geçiyorsanız 112 · ALO 183. Kurallara aykırı yorumlar kaldırılır.