İçeriğe geç
İş & tükenmişlik

İş Hayatında Tükenmişlik: Şemalarınızın Sessiz Komutu

İş hayatında tükenmişliğin altında irade eksikliği değil, erken dönem uyumsuz şemalar yatıyor. Yüksek standartlar ve kendini feda şemalarının sessiz komutlarını keşfedin.

Yazan: Hasan Duran7 dk okuma

İş hayatında tükenmişlik neden sadece çok çalışmak değil?

İş hayatında tükenmişlik çoğu zaman mesai saatlerinin uzunluğuna bağlanır. 2019'da yapılan kapsamlı bir çalışmada [1], katılımcıların neredeyse yarısı (%47.9) orta ila yüksek düzeyde duygusal tükenmişlik bildirdi. Rakam tek başına iş yükünün açıklayabileceğinden daha geniş bir tabloya işaret eder. Aynı ofiste benzer işi yapan iki kişiden biri yıpranırken diğerinin dengede kalması bu farkı görünür kılar. Yük aynıdır, yükü taşıyan iç düzenek farklıdır. O düzenek çoğu zaman fark edilmeden çalışır.

Şema zihnin kimlik ve beklentiyle ilgili derin inançlarından oluşan görünmez işletim sistemidir. Kim olduğunuza, başkalarından ne bekleyeceğinize ve dünyada nasıl var olacağınıza dair derin sarsılmaz inanç bu sistemin çekirdeğini oluşturur. Uyumsuz şemalar çocuklukta öğrenilen hayatta kalma stratejisini yetişkin profesyonel kimliğe şablon gibi geçirir. Çocukken işe yarayan tetikte olma, kusursuz olma ya da uyumlu olma hali yetişkinlikte otomatik komuta dönüşür. Ofis değişir, yöneticiler değişir, komut aynı kalır.

Kurgu bir örnek pazartesi sabahı göğüste ağırlık ve kilitlenmiş zihinle bilgisayar başına oturmak ve öğleden sonra alaycı bir espri sonrası diyaloğa girememektir. Sabahki ağırlığın nesnel bir nedeni yoktur. Öğleden sonraki sessizliğin dozuyla söylenen söz arasında orantı yoktur. Kişi yorgun olduğunu düşünür, dinlenince geçeceğini sanır. Dinlenme gelir, ağırlık geçmez. Bu tabloda yorgunluk kadar eski bir inancın bugüne taşınması da rol oynar. Şemalar tetiklenene kadar sessiz kalır, tetiklenme anını fark etmek bilinçdışı komutu bilince çıkarır. Farkındalık komutu ortadan kaldırmaz, ama komutun sahibini değiştirir.

Erken dönem uyumsuz şemalar işte nasıl tetikleniyor?

Erken dönem uyumsuz şemalar çocukluk ve ergenlikte atılmış kişiyi belli kalıplara hapseden zihinsel kalıplardır. İş hayatı bu kalıplar için verimli bir tetiklenme alanıdır. Değerlendirme, geri bildirim, terfi, ekip içi rekabet ve belirsizlik eski kayıtları kolayca uyandırır. Nötr bir e-posta tehdit gibi okunur, geciken bir yanıt dışlanma gibi hissedilir. Olay küçüktür, içeride büyüyen anlam büyüktür. Kişi olaya değil anlama tepki verir.

Ancak görece nötr ya da destekleyici ortamlarda dahi kendinizi sürekli tetikte ve mağdur hissediyorsanız, devrede olan erken dönem uyumsuz şemalarınız olabilir. 2024'te üniversite öğrencileriyle yapılan bir çalışma [3], bu tür şemaların özellikle davranışsal iletişim becerilerini zayıflattığını, kişinin kendini ifade etmekte ve etkin dinlemede zorlanmasına yol açtığını gösteriyor. Kendini ifade edemeyen kişi yanlış anlaşılır, etkin dinleyemeyen kişi niyeti kaçırır. İletişim bozuldukça tetikte olma hali güçlenir. Güvensizlik ve kötüye kullanım şeması nötr ya da destekleyici ortamda dahi sürekli tehdit altında hissettiren ve savunmada kalmaya zorlayan kalıptır. Güvensizlik şeması yapıcı eleştiriyi kumpas ve samimi soruyu art niyet gibi algılatır ve kaynakları savunmada tüketir. Enerji işe değil korunmaya harcanır. Toplantı öncesi prova uzar, cümleler tartılarak seçilir, herkesin yüzü taranır.

Terk edilme şeması izin kullanmayı ya da hata itirafını ekip tarafından istenmeme ve dışlanma anlamına çeviren kaygı kalıbıdır. Terk edilme şeması izin kullanmayı ya da hata itirafını dışlanma tehdidi gibi gösterir ve hasta halde çalışmaya sürükler. Kişi dinlenirse gözden düşeceğini sanır, hata söylerse silineceğini düşünür. Beden sinyal verir, zihin izni erteler. Yorgunluk birikir, hata payı büyür, korkulan sonuca yaklaşılır. Döngü kendi kendini doğrular.

Eğer yaşadığınız şey gerçekten mobbing, ayrımcılık ya da istismarsa bunu içsel bir algı yanılması gibi ele almayın, ortada doğrudan güvenlikle ilgili somut bir durum vardır ve profesyonel destek almanız gerekir. Gerçek bir kötü muamele karşısında yalnızca şema çalışmasıyla yetinmek yeterli olmaz. Bu ayrım yazının tamamı için geçerlidir. İçsel baskıyı fark etmek dışsal haksızlığı normalleştirme anlamına gelmez.

Yüksek standartlar şeması başarıyı neden tatsızlaştırıyor?

Yüksek standartlar şeması yeterince iyi kavramını tanımayan hata yapmayı özdeki kusurun ifşası sayan varoluşsal korku barındıran kalıptır. Bu şemayla çalışan kişi için her sunum bir sınav ve her e-posta bir yargılanma gibidir. Hazırlık uzar, kontrol artar, teslim rahatlatmaz. Aynı çalışmada [1] ilginç bir şekilde, "kusurluluk/utanç" şemasının duygusal tükenmişliğin en güçlü bireysel habercilerinden biri olduğu ortaya çıktı. Hata korkusu performans korkusundan daha derindir. Kişi işi kaybetmekten değil değersiz görünmekten korkar.

Yüksek standartlar şeması hatayı özdeki kusurun ifşası ve sevgi saygı ya da konum kaybı tehdidi gibi algılatır. Küçük bir yazım yanlışı dikkatsizlik olarak kalmaz, yetersizliğin kanıtına dönüşür. Yüksek standartlar şemasında kişi işi değil sürekli öz değerini kanıtlamak için çalışır ve başardıklarından tat alamaz. Terfi sevinci kısa sürer, övgü kulağa eksik gelir, yeni hedef hemen kurulur. İçsel eleştirmen her başarıyı küçümseyen her hatayı büyüten ve kişiyi sürekli performans eşiğinde tutan sestir. İçsel eleştirmen her başarıyı küçümser ve her hatayı büyütür, durmayı eleştiri sesini duymak haline getirir. Durmak dinlenmek değildir, sesle baş başa kalmaktır. Kişi bu yüzden duramaz, dinlenmeyi bile verimli hale getirmeye çalışır.

Gerçeklik kontrolü bu döngüde ilk gevşemeyi sağlar. Kendinize sorun, mükemmel olmazsam ne olur ve bu erteleme gerçekten büyük bir sorun çıkarır mı? Yanıt çoğu zaman felaket senaryosundan küçüktür. Yönetici küçük bir gecikmeyi tolere eder, ekip taslağı olgunlaşmamış bulur ama kişiyi silmez. İkinci soru yönü değiştirir. Kendinize sorun, bu işi şu anda kimin için ve hangi ihtiyacımı karşılamak için yapıyorum. Yanıt çoğu zaman bugünkü siz değildir. Eski bir beklenti, eski bir otorite, eski bir korku konuşur. Soruyu duymak işin standardını düşürmez, işin sahibini bugüne taşır.

Kendini feda şeması hayır demeyi neden zorlaştırıyor?

Kendini feda şeması başkalarının ihtiyaçlarını karşılamayı kendi ihtiyaçlarının önüne geçiren ve kendi ihtiyacını fark etmeyi dahi bastıran kalıptır. Kendini feda şemasına sahip kişi kendi ihtiyacını fark etmeyi dahi bastırır ve başkalarının ihtiyaçlarını öne geçirir. Yorgunluk hissedilir ama ad konmaz, hafta dolar ama itiraz yükselmez. Kişi yardım isterken güçlü hisseder, yardım isterken suçlu hisseder. Hayır diyemeyip ek görev üstlenmek ve izin kullanırken bile suçluluk hissetmek bu yapının günlük karşılığıdır. Takvim dolar, beden yorulur, zihin sessizce tükenir.

Kendini feda davranışının altında onaylanma açlığı ya da reddedilme korkusu yatar. Hayır demek iş yükünü azaltmaz, ilişkiyi riske atar gibi görünür. Kişi reddedilirse dışlanacağını, sınır koyarsa sevilmeyeceğini sanır. Kısa vadede uyum korunur, uzun vadede öfke birikir. Öfke dile gelmez, yorgunluğa dönüşür. Yorgunluk da dile gelmez, sessiz fedakarlığa dönüşür. Döngü sürdükçe kişi kendi hayatında misafir gibi hisseder.

Özgürleşme büyük yüzleşmeyle değil kısa cümlelerle başlar. Kısa açıklamasız savunmasız sınır cümleleri kurmak işe yarar. Müsait değilim demek yeterlidir, programım dolu demek yeterlidir. Açıklama uzadıkça sınır yumuşar, savunma arttıkça suçluluk büyür. Suçluluk hissinin davranışı yönetmesine izin vermemek gerekir. Suçluluk duyulabilir, karar değişmeden kalabilir. His geçer, sınır kalır. Başta gerginlik artar, sonra saygı artar.

Denemelerinize karşın kendinizi hep aynı kısır döngüde buluyorsanız, işinize ya da hayatınıza dönük kalıcı bir anlamsızlık taşıyorsanız bir uzmandan bireysel destek almayı düşünmeniz yerinde olur. Bu destek tanı koyma ya da hızlı çözüm vaadi anlamına gelmez, şemaların nerede kurulduğunu ve bugünde nasıl sürdüğünü anlamaya alan açar. Özellikle baskı, korku ve suçluluk iç içe geçmişse dışarıdan bir bakış döngüyü daha görünür kılar. Yardım istemek sınır koymanın başka bir biçimidir.

Kopuk korungan ve duygusal tükenmişlik nasıl birbirini besliyor?

Kopuk korungan acıyı hissetmemek için bütün duyguları donduran mesafeli alaycı mekanik tavır doğuran ilkel başa çıkma kipidir. Kopuk korungan acıyı hissetmemek için bütün duyguları dondurur ve mesafeli alaycı mekanik tavır doğurur. Kişi toplantıda bedenen vardır, zihnen uzaktadır. Espri yapar ama neşelenmez, dinler gibi görünür ama kaydetmez. Duygusal tükenmişlik bu uzaklaşmayla derinleşir. Uzaklaşma arttıkça iş anlamsızlaşır, iş anlamsızlaştıkça uzaklaşma artar.

Kopuk korunganın sessizliği sorunu çözmez, yaşam enerjisini emer ve özel hayatta iletişim becerisini yitirtir. Evde de cümleler kısalır, merak azalır, temas mekanikleşir. Kronik sırt ağrısı migren ve sindirim sorunları duygusal uyuşmanın fiziksel tercümesi olarak ortaya çıkabilir. Beden hissedilmeyeni taşır. Bedensel sinyaller şema tetiklenmesinin en erken habercisidir ve ardından mutlak felaketleştirici iç ses gelir. Omuzlar kasılır, nefes sığlaşır, mide gerilir. Sonra cümle gelir, zaten kimse anlamıyor, zaten bu iş boş, zaten benden olmaz. Sıra değişmez, önce beden konuşur sonra zihin hüküm verir.

Kırılma bu sırayı tersine çevirmekle başlar. Kendinize sorun, vücudum bana ne söylüyor ve aklımdan hangi düşünce geçti. Yanıtı düzeltmeye çalışmayın, yalnızca kaydedin. İç sesi fark edince şemayı adlandırmak ve aranıza mesafe koymak işe yarar. Bu kopuk korungan demek, cümlenin gücünü azaltır. Siz cümle olmazsınız, cümleyi gören olursunuz. Zıddına hareket etmek için meslektaşa nasılsın diye sormak ve cevabı gerçekten dinlemek küçük ama etkili bir adımdır. Ofis mutfağında nasılsın diye sorup gerçekten dinlemek ve toplantıdaki özetleme için samimi spesifik takdir cümlesi kurmak bağı yeniden ısıtır. Bağ ısındıkça uyuşma çözülür.

Dinlenmeyle geçmeyen yabancılaşmayı irade sorunu gibi görmemek gerekir. Tatil yaramıyorsa sorun tembellik değildir, sistem yorgunluğudur. Döngü sürerse ve kalıcı anlamsızlık yerleşirse bir ruh sağlığı uzmanından bireysel destek almak bu şemaları dönüştürmenin en etkili yoludur. Aynı çalışmada [1] en çarpıcı bulgulardan biri, kopuk korungan mod ile duygusal tükenme arasında en yüksek ilişkinin saptanmasıdır.

Sık sorulan sorular

İş hayatında tükenmişlik ile depresyon arasındaki fark nedir?

Tükenmişlik iş bağlamına özgüdür; izin döneminde ya da rol değişikliğinde hafifleyebilir. Depresyon ise yaşamın birçok alanına yayılan kalıcı bir çökkünlük halidir. İkisi birbirini tetikleyebilse de, tükenmişlik genellikle kronik iş stresine verilen spesifik bir yanıttır.

En sık tükenmişliğe yol açan şemalar hangileridir?

Klinik çalışmalar, 'yüksek standartlar' ve 'kendini feda' şemalarının en yaygın iki erken dönem uyumsuz şema olduğunu gösteriyor. Bunları, bağlanma ve güven sorunlarıyla ilgili 'terk edilme' ve 'güvensizlik' şemaları takip ediyor.

Tükenmişlikte duygusal kopukluk neden tehlikelidir?

'Kopuk koruyucu' mod, geçici bir rahatlama sağlasa da asıl sorunu çözmez; kişiyi işten ve ilişkilerden uzaklaştırarak duygusal tükenmeyi derinleştirir. Simpson, Simionato, Smout ve arkadaşlarının 443 psikologla yaptığı bir araştırmaya göre, bu başa çıkma kipi duygusal tükenme ile en yüksek ilişkiyi gösteren faktördür.

Şemalarımın tükenmişliğime etkisini nasıl fark ederim?

Kendinize sürekli 'Bu işi sadece ben yapabilirim' ya da 'Hayır dersem insanlar kırılır' derken yakalanıyorsanız, bu bir şema tetiklenmesi olabilir. Farkındalık, vücudunuzun sinyallerini dinlemekle başlar: omuz gerginliği, uyku bozukluğu ya da Pazar akşamı çöken huzursuzluk.

Kaynakça

  1. Simpson, S., Simionato, G., Smout, M., van Vreeswijk, M., Hayes, C. (2019). Burnout amongst clinical and counselling psychologist: The role of early maladaptive schemas and coping modes as vulnerability factors. https://doi.org/10.1002/cpp.2328
  2. Bay, A., Novin Rooz, S. (2022). The Predictive Effect of Early Maladaptive Schemas and Hardiness on Burnout of Elementary School Teachers. https://doi.org/10.52547/ieepj.4.1.73
  3. Özmelek Taş, N., Temel Eginli, A. (2024). ERKEN DÖNEM ŞEMALARIN İLETİŞİM BECERİLERİNİN GELİŞİMİNDEKİ.

Kaynaklar temsilîdir; yayımlanan yazılarda her madde DOI bağlantısıyla birlikte verilir.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp X

Yorumlar (0)

İsimler gizlilik için kısaltılır

Yorum yazmak için telefonunuzla hızlı bir doğrulama yapın — adınız kısaltılarak görünür.

İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar okuyucuların kişisel görüşleridir; psikolog.net'in görüşü değildir ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Zor bir dönemden geçiyorsanız 112 · ALO 183. Kurallara aykırı yorumlar kaldırılır.