Narsisizmde Aktarım Odaklı Terapi: Derinlemesine Bir Rehber
Narsisizm tedavisinde Aktarım Odaklı Terapi'nin iç dünyadaki bölünmeyi nasıl iyileştirdiğini, büyüklenme ve kırılganlık salınımını nasıl anlamlandırdığını anlatan rehber.
Büyüklenmeci kendilik ve bölme sizde iki ayrı oda gibi mi çalışıyor?
Narsisistik kişilik yapısının özünde, bu iki odanın birbirinden habersiz kalmasını sağlayan katı bir bölme düzeneği yatar [1]. Bir odada parlak, üstün ve beğenilen yanlar durur. Diğer odada zayıf, utanç verici ve yok sayılan yanlar bekler. Kapı kapalıdır. Ses geçmez. Bu bölünme bilinçli bir kötü niyet değil erken dönemde gelişmiş bir korunma düzeneğidir. Siz isteyerek seçmezsiniz. Zihin kendini korumak için böyle çalışır.
Olumlu olan her şey kendiliğe mal edilir; olumsuz, zayıf, utanç verici olan her şey ise farkında olmadan başkalarına yansıtılır [1]. Başarı sizindir. Hata karşınındadır. Güç sizdedir. Yetersizlik ondadır. Bu dağılım adil değildir. Ama iç dengeyi korur. Kırılgan yan gözden uzak tutulur. Böylece gün devam eder.
Büyüklenmeci kendilik yapısı, altta yatan boşluk, hiçlik ve yok olma dehşetini örtme işlevi görür [2]. Dışarıdan özgüven gibi görünür. İçeride korku vardır. Boşluk hissi bastırılır. Hiçlik duygusu perde arkasına itilir. Yok olma dehşeti adlandırılmaz. Büyüklenme bu yüzden süs değildir. Bir örtüdür. Soğuktan koruyan kalın bir palto gibidir.
Kişi, başkalarının ayrı birer varlık olduğunu algılamakta zorlanır; onlar daha çok kendiliğin bir uzantısı, bir işlevi olarak deneyimlenir [5]. Eş bir destek ünitesi olur. Arkadaş bir alkış kaynağı olur. Terapist bir onay düğmesi olur. Ayrı istekleri, yorgunlukları ve sınırları görmek zorlaşır. İnsanlar size nasıl hissettirdikleriyle ölçülür. İyi hissettiren yaklaşır. Kötü hissettiren uzaklaşır.
Hem iyi hem kötü yanların bir arada tutulabildiği ara bir alanın yokluğu ya zirvede ya dipte hissetmeye yol açar. Sabah harika hissedersiniz. Öğleden sonra değersiz hissedersiniz. Ortası yoktur. Gri tonlar silinmiştir. Ya hayranlık vardır ya hayal kırıklığı vardır. Bu salınım karakter bozukluğu değildir. Bölmenin doğal sonucudur.
Narsisistik kişilik bozukluğu bir spektrumdur; büyüklenmeci ve kırılgan narsisizm arasında gidip gelen, yüksek işlevsellikten düşük işlevselliğe uzanan geniş bir yelpazedir [1]. Narsisistik yapı büyüklenmeci ve kırılgan kutuplar arasında gidip gelen geniş bir yelpaze oluşturur. Kimi gün iddialı ve parıltılısınızdır. Kimi gün alıngan ve içe çekilmişsinizdir. İş hayatında güçlü dururken özel hayatta çabuk kırılabilirsiniz. Yelpaze geniştir. Renkler değişkendir.
İnsanların zamanla sıkıcı ya da yetersiz görünmeye başlaması gibi ilişki örüntülerini gözden geçirmek size iyi bir başlangıç sunar. İlk heyecanı hatırlayın. Sonraki soğumayı izleyin. Aradaki geçişi not edin. Suçlu aramayın. Örüntüyü görün. Bu gözlem tedavi değildir. Ama aynadır. Kendinize dürüst bir bakış sağlar.
Eleştiriye tahammülsüzlük ve utanç neden bu kadar yakıcı yaşanıyor?
Eleştiriye tahammülsüzlük ve utanç söz konusu olduğunda ilk cümle nettir: sizde küçük bir uyarı büyük bir yangın başlatabilir. Terapistin ayrı bir zihni olduğunu fark etmek tehdit algısı yaratır ve dayanılmaz utanç, haset ve aşağılanma duygularını tetikleyebilir. Terapist sizden farklı düşünür. Bu farklılık saygı gibi gelmez. Saldırı gibi gelir. Zihin alarm verir. Beden gerilir. İçeride bir şey sarsılır.
Bu ihtimal, dayanılmaz bir utanç, haset ve aşağılanma duygusu uyandırır [2]. Utanç ben kötüyüm der. Haset onda var bende yok der. Aşağılanma herkes gördü der. Üçü birden çöker. Nefes daralır. Yüz kızarır. Düşünce bulanır. Küçük bir cümle büyür. Masum bir geri bildirim yara açar.
Biri size gerçekten yardımcı olduğunda, minnettarlık yerine huzursuzluk ya da o kişiyi küçümseme dürtüsü duyuyor musunuz? [5] Bu soru can yakar. Yardım borçlu hissettirir. Borç zayıf hissettirir. Zayıflık korkutur. Bu yüzden veren küçümsenir. Değeri düşürülür. Böylece denge yeniden kurulur. Üstünlük geri alınır. Huzursuzluk bastırılır.
Kırılgan kutuptaysanız, eleştiriyle birlikte içinize kapanır, derin bir utanç ve yetersizlik girdabına kapılırsınız [1][4]. Ses kısılır. Göz temas azalır. Gün kararır. Eleştiri karşısında ortak örüntü eleştirideki gerçek payın duyulamamasıdır; büyüklenmeci kutupta savuşturma ve karşı saldırı, kırılgan kutupta içe kapanma ve utanç girdabı görülür. Bir kutupta ok geri atılır. Diğer kutupta ok içerde saplı kalır. İkisinde de merak kaybolur. Gerçek pay duyulmaz. Savunma konuşur.
Farklı düşünceyi tehdit gibi algılayıp çürütme ya da küçümseme dürtüsünü izlemek size alan açar. Terapist konuşurken içinizde yükselen itirazı fark edin. Hemen yanıt vermeyin. Dürtüyü adlandırın. Bu izleme sizi yavaşlatır. Yavaşlık düşünmeye yer bırakır. Düşünme seçmeye kapı aralar.
Eleştiriye verilen savuşturma ya da içe kapanma tepkilerinde eleştirideki gerçek payı merak etmek ikinci adımdır. Tamamı doğru olmak zorunda değildir. Yüzde beşi yeterli olur. Küçük payı arayın. Savunmayı erteleyin. Merak kas gibidir. Kullandıkça güçlenir.
Kendinize sormak: yardım karşısında minnettarlık mı yoksa huzursuzluk ve küçümseme mi duyuyorum sorusu yönünüzü buldurur. Yanıt sizi yargılamaz. Yön gösterir. Minnettarlık varsa bağ kurulur. Huzursuzluk varsa korku konuşur. Küçümseme varsa yara korunur. Duyguyu adlandırmak ilk çözülmedir.
Terapide idealize etme değersizleştirme döngüsü nasıl görünüyor?
Terapide idealize etme değersizleştirme döngüsü ilk seansta sessiz başlar. Yeni tanıştığınız biri önce olağanüstü zeki, çekici ve ilham verici gelirken, kısa süre içinde sıradan, can sıkıcı ve hatta aptal görünmeye başlayabilir [1]. Varsayımsal bir örnek olarak düşünün: yeni tanışılan biri önce olağanüstü bulunur, kısa sürede sıradan ve can sıkıcı görünmeye başlar. Başta heyecan veren biri bir süre sonra gözünüze sıradan görünüyor mu? Soru tanıdık gelir. Heyecan hızlı yükselir. Hızlı düşer. Ortada kalan boşluktur.
İlişkiler idealize etme ve değersizleştirme arasında salınır çünkü karşındaki kişi yansıtılan yetersizlik hislerinin taşıyıcısı haline gelir. İyi hisler ona yüklenir. Kötü hisler de ona yüklenir. O bir taşıyıcı olur. Siz bir izleyici olursunuz. Yakınlık artınca beklenti artar. Beklenti artınca hayal kırıklığı büyür. Hayal kırıklığı büyüyünce değer düşer. Döngü tamamlanır.
Terapist, bu idealize edilme halini de yorumlamalı, danışanın yavaş yavaş hayal kırıklığına uğramasına izin vermelidir [5]. İdealize edilme de değersizleştirme kadar gerçek dışıdır ve kontrollü hayal kırıklığına izin verilerek yorumlanmalıdır. Övgü kulağa hoş gelir. Ama gerçeği perdeleyebilir. Terapist övgüye kapılmaz. Onu inceler. Altındaki ihtiyacı sorar. Hayal kırıklığı dozunda yaşanır. Doz önemlidir. Sel değil çisenti gerekir.
Gerçek ilişkiler kusursuzluk üzerine değil kusurların kabulü üzerine kurulur. Kusur korkutur. Kabul yumuşatır. İnsan yanılır. Terapist de yanılır. Siz de yanılırsınız. Kusur konuşulabilirse bağ derinleşir. Konuşulamazsa gösteri sürer. Gösteri yorar. Kabul dinlendirir.
Yakınların ısrarlı geri bildirimlerini reddetme eğilimini üzerinde durulmaya değer bir veri saymak size yol gösterir. Herkes aynı şeyi söylüyorsa durun. Savunmayı bırakın. Veriyi dinleyin. Haklı olmak zorunda değiller. Ama tekrar önemlidir. Tekrar iz bırakır. İz sürülmeye değerdir.
Aktarım Odaklı Terapi nedir ve seansta tam olarak neye bakar?
Aktarım Odaklı Terapi nedir sorusunun yanıtı odada gizlidir. Aktarım Odaklı Terapi ise doğrudan seans odasında, sizinle terapist arasında olup bitene bakar [2][3]. Geçmiş anlatılır. Ama bugünkü ilişki incelenir. Sözler duyulur. Ton yakalanır. Sessizlik not edilir. Seanslarda ortaya çıkan yoğun duygusal fırtınalar sürecin arızası değil çalışılması gereken malzemenin ta kendisidir. Öfke gelir. Çalışılır. Hayal kırıklığı gelir. Çalışılır. Sıkıntı gelir. Çalışılır. Fırtına düşman değildir. Malzemedir.
Kendinizi üstün ve her şeyi bilen bir konumda hissederken, terapisti yetersiz ve işe yaramaz biri olarak görüyor olabilirsiniz [1]. Rol dağılımı nettir. Siz bilirsiniz. O bilmez. Siz büyüksünüz. O küçüktür. Bu his gerçektir. Ama tamamı gerçek değildir. İç dünyanın sahnesidir. Sahne seansa taşınmıştır. Taşınan sahne görülebilir. Görülen sahne konuşulabilir.
Terapist seansta baskın olan tamamlayıcı rolleri fark eder ve bunları danışana açıklar. Bu, yorumlama sürecinin ilk adımıdır [3]. Adlandırma rahatlatır. Karmaşa sadeleşir. Roller görünür olur. Terapist suçlamaz. Resim çizer. Siz bakarsınız. Bakmak bazen acıtır. Ama yön verir. İlk adım küçük olur. Etkisi büyük olur.
Ardından, bu rollerin nasıl yer değiştirdiğini ve en önemlisi, her iki kutbun da aslında size ait olduğunu yavaş yavaş keşfedersiniz [2]. Dün üstün olan bugün ezik hisseder. Dün küçümsenen bugün özlenir. Roller yer değiştirir. Hız şaşırtır. Terapist hızı yavaşlatır. İki kutup yan yana konur. İkisi de sizindir. Üstünlük de sizindir. Yetersizlik de sizindir. Bütünleşme böyle başlar. Parçalar aynı elde toplanır.
Böyle bir sürece girmeden önce terapistin bu yöntemde özel eğitim alıp almadığını sormak sizin hakkınızdır. Eğitimi sorun. Deneyimi sorun. Süpervizyonu sorun. Çekinmeyin. Net yanıt isteyin. İyi terapist sorudan kaçmaz. Açıklar. Yöntemi anlatır. Sınırları söyler. Bu konuşma güven kurar. Güven çerçeveyi taşır.
Karşı aktarım ve ayna aktarımı terapisti nasıl etkiliyor?
Karşı aktarım ve ayna aktarımı dendiğinde akla ilk gelen terapistin sarsılmaz olduğu efsanesidir. Efsane yanlıştır. Narsisistik danışanlarla çalışan terapistlerde sık görülen tuhaf iç haller, derin sıkıntı, dikkat dağınıklığı, değersizlik ya da bastırılmış öfke biçiminde yaşanır. Oda sessizdir. İçerisi gürültülüdür. Terapist dinler. Aklı dağılır. Değerli hissetmez. Öfke kabarır. Bastırır. Bu hisler başarısızlık değildir. Veridir. Veri işlenirse anlam olur.
Narsisistik danışanlarla çalışan terapistler sıklıkla kendilerini tuhaf duygular içinde bulur: derin bir sıkıntı, dikkat dağınıklığı, değersizlik hissi ya da bastırılmış bir öfke [5]. Cümle ağırdır. Yaşantı da ağırdır. Terapist sıkılır. Bunu kendine itiraf etmek zorlaşır. Dikkati kaçar. Suçluluk duyar. Değersiz hisseder. Öfkelenir. Saklar. Süpervizyon burada devreye girer. Konuşulmayan duygu çalışılamaz. Konuşulan duygu yol gösterir.
Danışan terapisti ayrı bir insan olarak değil ayna, onay kaynağı ya da değersizleştirilen bir nesne olarak kullanabilir. Terapist bir ayna, bir onay makinesi ya da bir çöp kutusu haline gelir [5]. Ayna parlatır. Makine onaylar. Kutu doldurulur. İnsan kaybolur. Diyalog durur. Tek yönlü akış başlar. Siz anlatırsınız. O yansıtır. Yorulursunuz. O da yorulur. İlişki incelir.
Uzamış ayna aktarımı denilen durumda, danışan terapisti yalnızca kendisini onaylaması için kullanır; ortada gerçek bir diyalog yoktur [5]. Yalnızca onay almak için kullanılan uzamış ayna aktarımı gerçek diyaloğu ortadan kaldırır ve karşılıklı tükenme yaratır. Seanslar tekrar olur. Cümleler cilalanır. Gerçek temas ertelenir. Terapist onaylar. Siz rahatlarsınız. Rahatlık kısa sürer. Boşluk geri gelir. Tükenme iki taraflıdır. Can sıkıntısı büyür.
Terapistin bu duyguları fark edip veri olarak kullanması dış dünyada insanlara nasıl hissettirildiğine dair farkındalık yaratır. Terapist hisseder. Adlandırır. Paylaşır. Size sorar. Bu size tanıdık geliyor mu der? Savunmaya geçmez. Merak eder. Siz durursunuz. Düşünürsünüz. Dışarıdaki ilişkiler odaya gelir. Odadaki farkındalık dışarı taşınır. Köprü kurulur.
TFP uygulayıcıları düzenli süpervizyon alır; çünkü karşı aktarım baskısı altında analitik düşünme yetisini korumak, tek başına altından kalkılacak bir iş değildir [2][5]. Yöntemi üst düzey eğitim ve düzenli süpervizyon olmadan uygulamamak gerekir. Kural nettir. Eğitim şarttır. Süpervizyon destektir. Yalnız çaba yetmez. Baskı büyüktür. Düşünme korunmalıdır. Koruma ekip işidir.
Narsisizm tedavisi nasıl olur ve iyileşme neye benzer?
Narsisizm tedavisi nasıl olur sorusuna verilecek ilk yanıt sabırdır. Önemli bir ayrıntı: TFP, büyüklenmecilikle erkenden yüzleşmekten kaçınır [3]. Büyüklenmecilikle erken yüzleşmekten kaçınılır çünkü büyüklenme dağılmaya karşı koruyan bir kabuk işlevi görür ve kabuğu kırmaya çalışmak savunmaları sertleştirir. Koruyucu büyüklenmeci kabuğu erken ve zorlayıcı biçimde kırmaya çalışmamak gerekir. Kabuk serttir. Altı yumuşaktır. Sertliğe vurmak kırmaz. Sertleştirir. Bu yüzden terapist acele etmez. Önce sizin yaşantınızı olduğu gibi kavramaya çalışır ve o kabuğun sizin için ne denli gerekli olduğunu teslim eder. Anlaşılmak savunmayı yumuşatır. Yumuşama kapı aralar. Kapıdan içerisi görünür.
Tedavinin başında yapılan sözleşme iyileşmeyi tıkayan davranışları sınırlar ve terapistin tarafsızlığını korur. Kendine zarar verme, madde kullanımı ya da terapiyi baltalayan davranışlar gibi, iyileşmenin önünü tıkayacak somut konuları kapsar [2][1]. Aynı zamanda, narsisistik yapının sık başvurduğu "ikincil kazançları", yani hastalıklı konumdan sağlanan örtülü faydaları sınırlar [1]. Sabit çerçeve ilişkinin keyfi güç savaşlarına dönüşmesini engeller ve içsel salınımların aksine öngörülebilir bir zemin sunar. Çerçeve bellidir. Saat bellidir. Ücret bellidir. İptal kuralı bellidir. Seansların sürekli geç iptal edilmesi kişisel bir kırgınlık gibi ele alınmaz, sözleşmede tanımlı bir çerçeve ihlali sayılır ve dikkat oraya taşınır. Kişisel alınma yoktur. Çerçeve vardır. Bu netlik güven verir. Güven süreklilik sağlar.
Kendine zarar verme ya da madde kullanımı gibi durumlarda yalnızca öz gözlemle yetinmemek ve çerçeve sözleşmesiyle profesyonel destek aramak gerekir. Hızlı çözüm bekleyerek kısa sürede sonuç almaya çalışmamak gerekir. Yoğun utanç, boşluk ve dağılma hissi belirdiğinde süreci tek başına göğüslemeye çalışmamak gerekir. Bu noktalar pazarlığa kapalıdır:
Hızlı çözüm bekleyerek kısa sürede sonuç almaya çalışmayın, yavaş bütünleşmeye zaman tanıyın. Koruyucu büyüklenmeci kabuğu erken ve zorlayıcı biçimde kırmaya çalışmayın, önce anlaşılmaya yer açın. Yöntemi üst düzey eğitim ve düzenli süpervizyon olmadan uygulamayın, ehil bir çerçeve arayın. Kendine zarar verme ya da madde kullanımı gibi durumlarda yalnızca öz gözlemle yetinmeyin, çerçeve sözleşmesiyle profesyonel destek arayın. Yoğun utanç, boşluk ve dağılma hissi belirdiğinde süreci tek başına göğüslemeye çalışmayın, destek isteyin.
Stern ve arkadaşlarının aktardığı bir vakada, danışan başlangıçta terapistin sorularını denetlemeye çalışıyor, yönlendirilmeye tahammül edemiyor ve öfkeyle değersizleştiriyordu [2]. Kontrol yüksekti. Tahammül düşüktü. Öfke hızlıydı. Zamanla tablo değişti. Danışan muhtaç ve güvence arayan yanını da tanıdı. Sertlik yumuşadı. İhtiyaç konuşuldu. Güvence istendi. Bu dönüşüm bir gecede olmadı. Yavaş oldu. Sessiz oldu.
Buna yansıtıcı işlevselliğin artması denir [1][3]. İyileşmenin göstergesi başkalarının ayrı bir zihni olduğunun tehdit olarak değil gerçeklik olarak hissedilmeye başlanmasıdır. Başkası artık uzantı değildir. Ayrı zihindir. Yorar. Yanılır. İster. Bu gerçeklik başta acıtır. Sonra özgürleştirir. Zihin okuma azalır. Merak artar. Davranışın ardındaki niyet görülür. Niyet görülünce tepki yumuşar.
Kayıpların ve kusurların yasını tutabilme kapasitesi, yani depresif konumun ortaya çıkışı, tedavide önemli bir dönüm noktasıdır [5]. İyileşme dramatik bir aydınlanmadan çok yavaş ve sessiz bir bütünleşme sürecidir. Minnettarlık, suçluluk ya da üzüntü gibi daha önce zayıflık sayılan duyguların deneyimlenebilir hale gelmesi bütünleşmeye işaret eder. Gözyaşı gelir. Utanç vermez. Özür dilenir. Küçülme hissi vermez. Minnet duyulur. Borç gibi gelmez. Duygular genişler. Renkler çoğalır.
Sözü edilen vakada danışan alkol kullanımını sınırlamış, sosyal çevresini genişletmiş, arkadaşlarına yönelik haset duyguları azalmış ve evlilik kararı almıştı [2]. Değişim somuttur. Kadeh azalır. Çevre büyür. Haset hafifler. Bağ kurulur. Hayat genişler. Terapi odadan taşar. Günlük hayata karışır.
Başlangıçta, büyüklenmeci savunmalarınız çöktüğünde yoğun bir utanç, boşluk ve hatta paranoya yaşayabilirsiniz [5]. Büyüklenmeci savunmalar çözülürken yoğun utanç ve boşluk yaşanabilir ve eski hale dönme ile terapiyi bırakma dürtüsü güçlenebilir. Terapi ilerledikçe terapist kusurları ve sınırları olan ayrı bir insan olarak görülmeye başlar ve ilişki idealize edilmiş bağımlılıktan karşılıklı etkileşime dönüşür. Terapist kusursuz değildir. Yorulur. Bilmez. Sınırı vardır. Bu gerçeklik başta hayal kırıklığı yaratır. Sonra rahatlatır. Bağımlılık azalır. Etkileşim başlar. İki insan konuşur.
Narsisistik patolojisi olan ayaktan psikoterapi danışanlarında tedaviyi bırakma oranı %64 gibi yüksek bir düzeye ulaşabilir [1]. Sayı büyüktür. Risk gerçektir. Terapiyi bırakma dürtüsü geldiğinde eyleme dökmek yerine bunu seansta konuşmak size koruyucu bir yol sunar. Dürtü gelir. Hemen gitmeyin. Cümleye dökün. Öfkeyi anlatın. Hayal kırıklığını söyleyin. Konuşulan dürtü zayıflar. Saklanan dürtü büyür.
Örüntüler hayatı zorlaştırıyorsa bir klinik psikologla görüşmek anlamlı olur. Bu konu hassastır ve acele karar kaldırmaz. İlişkileriniz sürekli aynı duvara çarpıyorsa, işte ya da evde işlevsellik düşüyorsa, bir psikolojik danışman ile görüşmek size uygun yönü gösterir. Tanı için değil anlamak için gidilir. Etiket için değil yol haritası için konuşulur. İlk görüşmede beklentilerinizi açıkça anlatın. Çekincelerinizi saklamayın.
Sınırda kişilik bozukluğunda etkisi randomize kontrollü çalışmalarla gösterilmiş; intihar düşüncesi, depresyon, anksiyete ve dürtüsel saldırganlıkta anlamlı iyileşmeler sağlamıştır [1][3]. Bu çalışmalarda TFP alan danışanların anlatı bütünlüğü ve yansıtıcı işlevselliği diğer terapi gruplarına göre anlamlı ölçüde artmış, bağlanma stilleri daha güvenli hale gelmiştir [3]. Narsisistik kişilik bozukluğuna özgü, doğrudan TFP'yi test eden bir randomize kontrollü çalışma henüz yoktur [1][3]. Eldeki veriler, sınırda kişilik bozukluğu çalışmalarındaki narsisistik eş tanı oranlarından ve klinik gözlemlerden gelmektedir [1]. Bununla birlikte, mevcut bulgular TFP'nin bu grupta tedaviyi bırakma oranlarını düşürdüğüne işaret etmektedir [1].
Sık sorulan sorular
Aktarım Odaklı Terapi (TFP) narsisizmde nasıl işler?
TFP, kişinin seans sırasında terapiste yansıttığı bölünmüş kendilik ve öteki tasarımlarını (örneğin üstün kendilik ve değersiz öteki) tanımlayıp yorumlayarak, bu ayrışmış parçaların bütünleşmesini sağlar.
Narsisistik biri terapiye neden direnç gösterir?
Terapistin ayrı bir zihni olduğunu fark etmek, büyüklenmeci kendilik için tehdit oluşturur; bu da utanç ve haset uyandırdığından kişi değersizleştirme veya tedaviyi bırakma yoluna gidebilir.
TFP'nin diğer terapilerden farkı nedir?
TFP, danışanın seanstaki anlık duygusal tepkilerine ve terapistle kurduğu ilişki örüntüsüne odaklanır; bilişsel yeniden yapılandırma yerine, duygu yüklü ilişki kalıplarını yorumlayarak yapısal kişilik değişimini hedefler.
Narsisizm tedavisinde iyileşme belirtileri nelerdir?
Başkalarını ayrı varlıklar olarak algılamaya başlama, minnettarlık ve suçluluk gibi duyguları deneyimleyebilme, ilişkilerde sürekliliği koruma kapasitesindeki artış iyileşmenin göstergeleridir.
Kaynakça
- Diamond, D. ve Hersh, R. G. (2020). Transference-focused psychotherapy for narcissistic personality disorder: An object relations approach. *Journal of Personality Disorders, 34*(Special Issue), 159–176. https://doi.org/10.1521/pedi.2020.34.supp.159
- Stern, B. L., Diamond, D., & Yeomans, F. E. (2017). Transference-Focused Psychotherapy (TFP) for Narcissistic Personality: Engaging Patients in the Early Treatment Process. *Psychoanalytic Psychology, 34*(4), 381–396. https://doi.org/10.1037/pap0000145
- Caligor, E., Clarkin, J. F., & Yeomans, F. E. (2019). Transference-focused psychotherapy for borderline and narcissistic personality disorders. In D. Kealy & J. S. Ogrodniczuk (Eds.), *Contemporary psychodynamic psychotherapy* (pp. 149–161). Elsevier. https://doi.org/10.1016/B978-0-12-813373-6.00010-6
- Yakeley, J. (2018). Current understanding of narcissism and narcissistic personality disorder. *BJPsych Advances*, *24*(5), 305–315. https://doi.org/10.1192/bja.2018.20
- Cohen, Z. P. ve Faraji, H. (2022). Narsisistik Kişilik Bozukluğu Psikoterapisinde Aktarım ve Karşı Aktarımın İncelenmesi: Bir Gözden Geçirme. *Muhakeme Dergisi*, *5*(2), 41–55. https://doi.org/10.33817/muhakeme.1114022
Kaynaklar temsilîdir; yayımlanan yazılarda her madde DOI bağlantısıyla birlikte verilir.
Yorumlar (0)
İsimler gizlilik için kısaltılırYorum yazmak için telefonunuzla hızlı bir doğrulama yapın — adınız kısaltılarak görünür.
İlk yorumu siz yazın.
Yorumlar okuyucuların kişisel görüşleridir; psikolog.net'in görüşü değildir ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Zor bir dönemden geçiyorsanız 112 · ALO 183. Kurallara aykırı yorumlar kaldırılır.