İçeriğe geç
İlişkiler

Neden Hep Bizi Yaralayan İnsanlara Aşık Oluyoruz?

Çocuklukta öğrendiğimiz sevgi kalıpları, yetişkinlikte tanıdık gelen yaralı insanlara çekilmemize neden olur. İmago terapisi bu döngüyü ve çıkış yolunu anlatıyor.

Yazan: Tunahan Uzun8 dk okuma

Partnerinize küçük bir konuda beklemediğiniz kadar sert tepki veriyorsanız sizde bir tuhaflık yok. Bu tetiklenme çoğu çiftte görülür ve güncel konudan çok zihinde yeniden sahnelenen eski bir senaryonun işareti olabilir. Tanıdık bir çekim (ilk anda açıklayamadığınız bir yakınlık hissi) çoğu zaman bugünün insanına değil geçmişin iklimine aittir. Bu yazı o iklimin nasıl kurulduğunu, ilişkide nasıl yeniden sahnelendiğini ve merak diliyle nasıl onarılabileceğini adım adım açar.

İmago terapisi ve tanıdık çekim şablonu

İmago terapisi romantik çekimi kişisel bir kusur ya da şanssızlık olarak görmez. Bu çerçevede Romantik seçim bilinçli tercihten çok bilinçdışı bir şablon tarafından yönlendirilir. Siz liste yaparsınız (nazik olsun, düzenli olsun, beni anlasın), sonra listenize uymayan birine güçlü bir çekim hissedersiniz. Seçim anındaki yoğunluk (kalbin hızlanması, merak, vazgeçememe) çoğu zaman o şablonun devrede olduğunu düşündürür.

Şablonun adı imagodur. İmago, çocuklukta bakım veren kişilerin olumlu ve incitici özelliklerinin birleşiminden oluşan bilinçdışı bir şablondur. Zihin bakım vereni tek tek davranışlarla değil bir bütün iklim olarak kaydeder (sıcaklık ve mesafe, ilgi ve dalgınlık, güven ve öngörülemezlik bir aradadır). Bu kayıt daha sonra kime çekileceğinizi, kimin yanında canlı hissedeceğinizi, kimin yokluğuna katlanamayacağınızı sessizce etkiler.

Bu kaydın kökü bakım ilişkisindeki mutlak ihtiyaçtır. Çocuk için sevgi ve hayatta kalma aynı anlama gelir ve bakım verene koşulsuz ihtiyaç duyulur. Çocuk bakım vereni seçemez (evi, dili, kuralları seçemediği gibi), uyum sağlamaktan başka yolu yoktur. Uyumun bir yolu idealize etmektir, diğer yolu normalleştirmektir. Zihin uyum sağlamak için bakım verenin olumsuz özelliklerini sevginin doğal parçası olarak kodlar. Mesafeli bir ilgi (sevginin sessiz hali), öfkeli bir kontrol (önemsemenin sert hali), tutarsız bir şefkat (hayatın normal akışı) gibi okunur.

Bu kodlamayı somutlaştırmak için küçük bir çalışma yapabilirsiniz:

  1. Bakım veren profili çıkarın. Sizi büyüten kişilerin en sıcak üç özelliğini ve sizi en çok zorlayan üç özelliğini yazın.
  2. Eş ya da partner profili oluşturun. Şimdiki ya da önceki partnerinizin sizi çeken üç özelliğini ve sizi tetikleyen üç özelliğini ekleyin.
  3. İki listeyi yan yana koyun. Ebeveyn ve eş profilleri oluşturarak geçmişle bugün arasındaki bağlantıyı somutlaştırmak, tanıdık çekimin izini görünür kılar.

Listelerdeki benzerlik sizi suçlamak için değildir. Benzerlik (özellikle incitici özelliklerdeki tekrar) şablonun çalıştığını gösterir. Şablonu görmek, kendinize kızmadan bakmanın ilk koşuludur.

Bilinçdışı partner seçimi ve ev işareti

Bilinçdışı partner seçimi ilk bölümdeki şablonun yetişkinlikte çalışmaya devam etmesidir. Bu seçimde Benliğin bir bölümü bakım verenin incitici özellikleri ya da eksiklikleri etrafında şekillenir. Çocuk eksikliği yönetmek için erken stratejiler geliştirir (sessiz kalmak, uyumlu olmak, ruh halini izlemek, erken büyümek). Bu stratejiler zamanla karakter gibi görünür, oysa çoğu zaman koşullara verilmiş eski yanıtlardır.

Beynin duygusal belleği tanıdık olana öncelik verir. Limbik sistem duygusal olarak tanıdık gelen kişiyi ev olarak işaretler. Ev burada huzurlu bir yer demek değildir (daha çok bilinen bir yer demektir). Sinir sistemi yeni bir iklimi ölçerken rahatlığa değil tanınırlığa bakar. Bu yüzden Sinir sistemi için öngörülebilirlik belirsizlikten daha az tehdit edici geldiği için tanıdık olan güvenli olanla karıştırılır. Dalgalı ama öngörülebilir bir ilgi (ne zaman parlayacağı belli bir hava gibi) bazen sakin ama yabancı bir ilgiden daha çekici gelir.

Uydurulmuş bir örnek olarak şunu düşünebilirsiniz: Duygusal olarak dalgalı bir bakım verenin ruh halini okumayı öğrenen bir çocuk, yetişkinlikte aynı dalgalı iklime sahip bir partnere aşinalık duyar. Bu aşinalık bilinçli bir tercih değildir (çoğu zaman tam tersi söylenir), sinir sisteminin eski haritayı yeniden kullanmasıdır.

Romantik aşk bu haritayı bir süre parlatır. Romantik aşk evresinde kişi partneri olduğu gibi değil çocukluk özlemlerini yansıtan bir hayal olarak görür. Partner bir kurtarıcı gibi algılanır (eksikleri kapatacak, yaraları saracak, geçmişi telafi edecek biri olarak). Bu beklenti heyecan verir, aynı zamanda kırılganlık yaratır. Hayal ne kadar parlaksa gerçeğe dönüş o kadar sarsıcı olur.

Bu evrede denenecek şey gözlemdir:

  • Çekimin dilini not edin. Yoğun çekim hissettiğinizde içinizden geçen cümleyi yazın.
  • Tetiklenme anında durup o anda yetişkin partnerle mi yoksa zihne yansıyan eski figürle mi konuşulduğunu sorgulamak için tek bir soru sorun.
  • Tepkinin şiddetini konunun büyüklüğüyle karşılaştırın. Konu küçük, tepki büyükse eski senaryo devrede olabilir.

Bu sorgu partneri suçlamak için değil bakışı genişletmek içindir. Bakış genişleyince (tetiklenme biraz yavaşlayınca) bugünkü kişiyle dünkü figür birbirinden ayrılmaya başlar.

Güç mücadelesi ve çöken yansıtma

Güç mücadelesi romantik hayalin gerçeğe çarpmasıyla başlar. Yansıtma çökünce partner ideal kurtarıcı olmaktan çıkıp kendi yaraları ve savunmaları olan gerçek birine dönüşür. Bu dönüşüm çoğu çifti korkutur (yanlış kişiyi mi seçtim sorusu burada doğar). Oysa görünen şey çoğu zaman yanlış kişi değil biten yansıtma ve başlayan gerçek temastır.

Bu evredeki kavgaların konusu aldatıcıdır. Güç mücadelesindeki çatışmalar güncel konudan çok zihinde yeniden sahnelenen eski bir senaryonun tekrarıdır. Bulaşık, geç kalma, unutulan bir söz (günlük hayatın küçük başlıkları) eski bir duyguyu taşır: önemsenmeme, dışlanma, değersizlik, güvensizlik. Konu bugüne aittir, duygu yükü geçmişten gelir. Bu yüzden tartışma bir türlü konuya sığmaz, büyür, dallanır, kişiselleşir.

Talepler de eski dile döner. Taraflar birbirinden çocukken alamadıklarını suçlama, eleştiri ve geri çekilme yoluyla talep eder. Biri sesini yükseltir (duyulmak için), diğeri kapanır (incinmemek için). Biri sorular sorar (emin olmak için), diğeri kaçar (bunalmamak için). İki taraf da ilgi ister, iki taraf da kendini korur. 2023'te yapılan başka bir araştırma [2], bu konuda çarpıcı bir veri sunuyor. Verinin dili temkinlidir (ilişkisel bir örüntüye işaret eder), ama tablo tanıdıktır: eski ihtiyaçlar bugünkü dille karşılanmaya çalışılır.

Savunmalar bu tabloyu sertleştirir. Çocuklukta işe yaramış savunma taktikleri yetişkin ilişkisinde koruyucu değil yaralayıcı olur. Sessizlik çocukken güvenli bir sığınaktı (fırtına dinene kadar saklanmak), yetişkinlikte partner için reddedilme gibi duyulur. Kontrol çocukken düzeni sağlardı (belirsizliği azaltmak), yetişkinlikte baskı gibi yaşanır. Alay çocukken utancı gizlerdi (güçlü görünmek), yetişkinlikte aşağılama gibi işitilir.

Bu döngüden çıkmanın ilk adımı dili değiştirmektir:

  1. Suçlama cümlesini durdurun. "Sen hep böylesin" yerine "Şu an içimde şu yükseliyor" deyin.
  2. Mağduriyet anlatısını genişletin. Suçlama ve mağduriyet dilinden çıkıp merak diline geçmek, sinir sistemine küçük bir nefes alanı açar.
  3. Savunmayı adlandırın. Sessizliğin, yükselmenin ya da uzaklaşmanın çocuklukta neyi koruduğunu kendinize sorun.

Dil değişince konu aynı kalsa bile zemin değişir. Zemin (tehdit mi merak mı) ilişkinin yönünü belirler.

İmago diyaloğu ile merak dili

İmago diyaloğu haklı çıkma yarışına ara vermeyi önerir. Bu diyalogda amaç kazanmak değildir (kimin haklı olduğunu belgelemek değildir), partnerin iç dünyasını güvenli biçimde keşfetmektir. Partnerin en çok tetikleyen özelliği eski yaraya temas edebilme kapasitesini gösterir. Sizi en çok sarsan davranış çoğu zaman en rastgele davranış değildir. O davranış eski bir düğmeye basar, bu yüzden etkisi büyüktür.

Merak bu düğmeyi sökmeye değil anlamaya çalışır. Partnerin davranışının kendi çocukluk hikayesindeki koruyucu işlevini merak etmek beyindeki tehdit algısını düşürür. Soru değişir (neden böylesin yerine bu davranış sende neyi koruyor olabilir), bedenin alarmı kısılır. Bu değişim 2023'te yapılan bir çalışma [1], bu yaklaşımın sadece teoride güzel olmadığını gösteriyor. Cümledeki vurgu ölçülüdür (bir olasılığa, bir ilişkiye işaret eder), yine de yön açıktır: yapılandırılmış merak güvenli temas kurmayı kolaylaştırır.

Yapılandırılmış diyalog üç basamaktan oluşur. Aynalama, doğrulama ve empati basamaklarından oluşan yapılandırılmış diyalog tehdit algısını düşürerek savaş kaç tepkisini yatıştırır. Basamaklar sırayla uygulanır, acele edilmez.

Deneme adımları şunlardır:

  1. Aynalayın. Duyulanı geri yansıtarak doğru duyulup duyulmadığını kontrol etmek için partnerin cümlesini kendi kelimelerinizle söyleyin ve "Doğru duydum mu?" diye sorun.
  2. Doğrulayın. Farklı düşünülse bile partnerin duygusunu onun açısından mantıklı kabul etmek için "Senin hikayende bu tepkinin anlamı var" gibi bir cümle kurun.
  3. Empati kurun. Partnerin duygusuna temas edilebildiğini ifade etmek için "Bu seni korkuttuğunda yanında kalmak istiyorum" gibi kısa bir temas cümlesi söyleyin.

Bu adımları denerken eski figür sorusunu yanınızda tutun. "Karşımdaki yetişkin partnerimle mi, yoksa zihnimdeki 7 yaşındaki halimin ona yansıttığı babamla mı?" diye sorabilirsiniz. Bu soru partneri eski figürle eşitlemek için değildir (babanızla konuşmuyorsunuz), bakışı bugüne döndürmek içindir. Bakış bugüne dönünce (ses tonu yumuşayınca, beden gevşeyince) diyalog gerçek kişiyle sürer.

Unutulan küçük bir ihtiyaç, akşam yemeğindeki küçük bir hata ya da alaycı bir ton bu diyalogda farklı ele alınır. Olay küçültülmez, duygunun geçmiş yükü olaydan ayrılır. Ayrım (bugünkü olay ve eski duygu) konuşulabilir hale gelince çözüm de konuşulabilir olur.

Çocukluk yaraları ve ilişki döngüsü onarımı

Çocukluk yaraları ve ilişki döngüsü bu yazının son adımında bir araya gelir. Güç mücadelesi ilişkinin başarısızlığının kanıtı değil iyileşme çalışmasının başladığının işareti olarak okunabilir. Bu okuma sorunları pembeleştirmek için değildir (acı azalmaz, emek azalmaz), sorunların yerini doğru koymak içindir. Kavga bitmesi gereken bir arıza değil anlaşılması gereken bir sinyal olabilir.

Sinyali okumak zordur, çünkü şablon içeriden görünmez. Çocuklukta geliştirilen savunmalar kişiliğin doğal parçası sanıldığı için kişi kendi şablonunu göremez. Siz kendinizi sakin, mantıklı ya da fedakar sanırsınız (çevreniz de öyle söyler), partneriniz sizi mesafeli, kontrolcü ya da kırıcı yaşar. İki anlatı da kısmen doğrudur. Şablon kör noktada çalışır, bu yüzden dışarıdan bakış ve yapılandırılmış konuşma gerekir.

Okuma biçimi bozulunca nötr davranışlar bile tehdit gibi duyulur. Bozulmuş kendilik algısı ve kişilerarası şemalar partnerin nötr davranışlarının tehdit ya da reddedilme olarak okunmasına yol açar. Geç cevap, yorgun bir yüz, dalgın bir selam (günün sıradan anları) ilgisizlik kanıtı gibi toplanır. Zihin kanıt topladıkça beden alarm verir, alarm arttıkça kanıt daha inandırıcı görünür.

Bu döngüde denenecek şey duraklamadır. Tetiklenme anında durup o anda yetişkin partnerle mi yoksa zihne yansıyan eski figürle mi konuşulduğunu sorgulamak, otomatik tepkiyle bilinçli yanıt arasına küçük bir boşluk koyar. Boşlukta nefes alın, bedeni fark edin, cümleyi yavaşlatın. Yavaşlayan cümle (daha kısa, daha somut, daha az genelleyici bir cümle) onarımın kapısını aralar.

Güvenlik sınırını açık koymak gerekir. Kronik değersizleştirme, duygusal manipülasyon ya da fiziksel şiddet varlığında durumu karşılıklı güç mücadelesi saymamak gerekir. Anlayış çabası merakı büyütür, ama Anlayış çabasını incitici davranışı mazur göstermek için kullanmamak gerekir. Güvenlik riski durumunda önceliği bireysel güvenliğe vermek ve çift çalışmasından önce bireysel destek almak daha sağlıklı bir değerlendirme için zemin hazırlar.

Tetiklenmeler sıklaşıyorsa, korku yerleşiyorsa ya da konuşmalar hep aynı duvara çarpıyorsa bir psikolog ile görüşmek anlamlı olabilir. Böyle bir durumda kendi güvenliğinize öncelik verip çift görüşmesinden önce bireysel destek almanız, ilişki dinamiğini daha sakin ve daha net görmenize yardımcı olur. Destek almak ilişkinin bittiğini göstermez. Çoğu zaman tam tersine, döngüyü durdurup onarım için gerekli alanı açar.

Güç mücadelesi onarımın karşıtı değil başlangıcı olabilir. Şablon görünür olunca (tetiklenme eski senaryo olarak fark edilince) partner yeniden bugünkü kişi olur. Merak dili bu dönüşü korur, yapılandırılmış diyalog güvenliğini artırır. Şimdi küçük bir soruyla kapatın: Bir dahaki tetiklenme anında, o eski sahnede karşılanmamış hangi ihtiyacınızı fark etmeyi deneyeceksiniz?

Sık sorulan sorular

İmago terapisi nedir?

İmago terapisi, yetişkin romantik ilişkilerimizdeki seçimlerimizin çocuklukta ebeveynlerimizle yaşadığımız tamamlanmamış duygusal süreçlerle şekillendiğini öne süren bir çift terapisi yaklaşımıdır. Terapinin amacı bu bilinçdışı seçimi fark edip, çatışmayı bir büyüme alanına dönüştürmektir.

Neden hep aynı tip insanlara aşık oluyorum?

Zihnimiz, çocukken en çok sevgi beklediğimiz ama yaralandığımız kişilerin (genellikle ebeveynler) olumlu ve olumsuz özelliklerini birleştiren bir 'imago' yani içsel bir şablon oluşturur. Yetişkinlikte bu şablona uyan kişiyi bulduğumuzda, beynimiz onu 'ev' olarak tanır ve yoğun bir çekim hissederiz.

Bu sağlıksız ilişki döngüsünden çıkmak mümkün mü?

Evet, döngüyü kırmanın anahtarı önce bu bilinçdışı şablonu fark etmektir. Kişi karşısındaki eşiyle neden çatıştığını anladığında, güç mücadelesini bırakıp ilişkiyi çocukluk yaralarını sarmak için bir alan olarak görmeye başlayabilir. Güvenli ve güvensiz olduğu durumlarda bireysel terapi desteği önceliklidir.

İmago diyaloğu nasıl uygulanır?

İmago diyaloğu üç aşamalı bir dinleme ve konuşma tekniğidir: Aynalama (eşin sözlerini yargılamadan geri yansıtma), Doğrulama ('Söylediklerinin kendi bakış açından mantıklı olmasının şu sebepleri var' deme) ve Empati ('Bu durumun sana şu duyguyu hissettirdiğini tahmin ediyorum' deme). Bu teknik, beyindeki tehdit algısını düşürüp güvenli bağlanmayı destekler.

Kaynakça

  1. Güven ve İskender (2023). An Application of The Imago Relationship Approach and Group.
  2. Akşemsettinoğlu ve Hamamcı (2023). Romantik İlişki Yaşayan Bireylerin Çocukluk Dönemi Örselenme.

Kaynaklar temsilîdir; yayımlanan yazılarda her madde DOI bağlantısıyla birlikte verilir.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp X

Yorumlar (0)

İsimler gizlilik için kısaltılır

Yorum yazmak için telefonunuzla hızlı bir doğrulama yapın — adınız kısaltılarak görünür.

İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar okuyucuların kişisel görüşleridir; psikolog.net'in görüşü değildir ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Zor bir dönemden geçiyorsanız 112 · ALO 183. Kurallara aykırı yorumlar kaldırılır.