İçeriğe geç
İlişkiler

Tekrarlayan Sadakatsizliğin Ardındaki Karanlık Üçlü

Tekrarlayan sadakatsizliğin altındaki Karanlık Üçlü kişilik özelliklerini ve bu yıkıcı döngüden çıkış yolunu bir klinik psikolog gözüyle ele alıyoruz.

Yazan: Tunahan Uzun8 dk okuma

İkinci kez aynı şeyi yaşadım, bu tekrarlayan sadakatsizlik ne anlama geliyor?

Tekrarlayan sadakatsizlik çoğu zaman tek bir yanlıştan çok kişinin ilişkiyi kurma biçimiyle ilgili yerleşik bir örüntünün işareti olarak okunabilir. Art arda gelen sadakatsizlikler bir noktadan sonra kaza olmaktan çıkar ve bir örüntüye dönüşür. İlk seferde yaşanan şok yerini ikinci seferde daha tanıdık bir acıya bırakır. Sözler değişir, özürler yenilenir, bir süre her şey düzelmiş gibi görünür. Sonra aynı sahne farklı bir isimle ya da aynı kişiyle yeniden kurulur. Akla gelen ilk soru genellikle neden sorusudur. Neden bana bunu yapıyor diye sormak çok insani bir tepkidir. Fakat soruyu biraz çevirmek resmi daha net gösterir. Burada neye maruz kalıyorum diye sormak odağı kişinin niyetinden yaşanan örüntüye taşır. Tekrarlayan sadakatsizlik çoğu zaman irade, ahlak ya da sevgi düzeyinden çok kişinin ilişkiyi kurma biçimiyle ilgilidir. İlişki kurma biçimi kendilik algısı, bağlanma kapasitesi ve duyguları düzenleme becerisinden beslenir. Kendilik algısı kırılgan olan biri onaylanmadığında hızla değersiz hissedebilir. Bağlanma kapasitesi sınırlı olan biri yakınlık arttıkça uzaklaşma ihtiyacı duyabilir. Duygularını düzenlemekte zorlanan biri can sıkıntısını, gerginliği ya da boşluğu dışarıdan gelen bir heyecanla yatıştırmaya çalışabilir. Örüntüyü adlandırmak bu yüzden ilk adımdır. Bir kez oldu demek ile bu üçüncü kez aynı döngüyle oluyor demek arasında büyük bir fark vardır. İlki olayı anlatır, ikincisi ilişki kurma biçimini görünür kılar. Siz de yaşadıklarınıza isim koydukça neyin değişmediğini daha açık görürsünüz. Değişmeyen şey özrün cümlesi değil, zorlanma anında dışarıya yönelme alışkanlığıdır. Bu alışkanlık sizden bağımsız gelişmiş olabilir. Sizin değerinizle ölçülmez. Sizin çabanızla da tek başına dönüşmez. Bu ayrımı yapmak suçlamak için değil, gerçeği daha serinkanlı görmek içindir. Gerçek görüldüğünde kararlar da netleşir. Duygular hala karışıktır, ancak tablo bulanık değildir.

Karanlık Üçlü ilişkiler sevgiyi neden bir bağ değil bir saha gibi yaşıyor?

Karanlık Üçlü ilişkiler için sevgiyi bir bağlanma alanı olarak değil, bir saha olarak deneyimleme eğilimi belirleyici görünüyor. Narsisizm, Makyavelizm ve subklinik psikopatinin kesişiminden oluşan bu yapı, ilişkileri bir bağlanma alanı olarak değil, bir saha olarak deneyimleme eğilimiyle tanımlanıyor [1]. Saha sözcüğü burada boşuna kullanılmıyor. Sahada kazanmak, etkilenmek, izlenmek ve üstün gelmek vardır. Bağlanma alanında ise kalmak, güvenmek, onarmak ve sorumluluk almak vardır. Üç kişilik yapısının (narsisizm, Makyavelizm ve subklinik psikopati) bir araya gelmesiyle oluşan bu tablo, ortak bir zeminde buluşuyor: kişilerarası manipülasyonu teşvik eden bir duyarsızlık ve başkalarının duygularını araçsallaştırma eğilimi [1]. Karanlık Üçlü kişilerarası manipülasyonu teşvik eden duyarsızlık ve başkalarının duygularını araçsallaştırma eğilimiyle tanımlanır. Bu tanım günlük hayatta soğuk bir mesafe, alaycı bir dil ya da empati yoksunluğu olarak görünür. Karşınızdaki kişi üzgün olduğunuzu görür, ancak bu bilgi onda bakım davranışını tetiklemez. Bilgi daha çok durumu yönetmek için kullanılır. Narsisizmde ilişki ayna işlevi görür ve partner büyüklüğü yansıttığı sürece değerlidir. Siz onu hayranlıkla onayladıkça ilişki parlak kalır. Yorgun, eleştirel ya da ihtiyaç sahibi olduğunuzda aynanın parlaklığı azalır. Makyavelizmde ilişki stratejik bir oyun alanına dönüşür ve etik sınırlar amaca ulaşmak için esnetilir. Yalan burada çoğu zaman öfkeyle değil, hesapla söylenir. Gerçek, işe yaradığı kadar değerlidir. Subklinik psikopati ise dürtüsellik, empati eksikliği ve yapılan şeyden pişmanlık duymamayla karakterizedir [1]. Subklinik psikopatide dürtü anında hareket edilir ve yapılan şeyden pişmanlık duyulmaz. O an canının istediği şey yapılır, sonrası düşünülmez. Araştırmalar, Karanlık Üçlü puanları yüksek bireylerin kısa vadeli, sömürücü ilişki stratejilerini belirgin biçimde daha fazla tercih ettiğini gösteriyor [1]. Bu yapıda sadakatsizlik tek seferlik hatanın ötesine geçer ve içteki boşluğu yönetmenin yapısal bir yolu olarak işler. Karanlık Üçlü özellikleri yüksek bireylerde ilişkideki doyum dışarıdan gelen onay ve uyarılma sürekli tazelenmedikçe yakalanamaz. İçerideki hareketlilik dışarıdan beslenmek zorundadır. Bu bireyler için bağlanma bilinmez bir dil gibidir ve bağlanmanın sıcaklığı ile güveni içselleştirilemez. Güven söylendiğinde anlaşılır, ancak hissedildiğinde taşınamaz. Bu yüzden yakınlık arttıkça sıkıntı da artar. Sıkıntı artınca göz dışarı kayar. Dışarısı her zaman daha kolay görünür, çünkü orada henüz sorumluluk yoktur.

Baştaki o büyüleyici ilgi nereye gidiyor, narsisizmde idealizasyon değersizleştirme nasıl çalışıyor?

Narsisizmde idealizasyon değersizleştirme döngüsü yoğun bir yüceltmeyle başlar ve onay akışı kesilince eleştiriyle devam eder. Patolojik narsisizm özellikleri yüksek bireylerle ilişki yaşamış yüzlerce kişinin anlatısını inceleyen bir çalışma, burada belirgin bir örüntü tarif ediyor: İlişkinin başında gelen yoğun idealizasyon, yerini acımasız bir eleştiri, suçlama ve değersizleştirmeye bırakıyor [4]. Başlangıçtaki ilgi gerçektir, ancak derinliği size değil, ihtiyaca aittir. Yeni ilişkinin başındaki büyüleyici duygu karşıdaki kişinin gerçekliğinden çok kişinin kendi yansımasını gördüğü bir aynadan ibaret olabilir. Siz o aynada eşsiz görünürsünüz. Mesajlar hiç bitmez, planlar büyüktür, gelecek hızlı kurulur. Yeni partner mükemmel ayna işlevi görür, onay verir ve yükseliş derin bir aşkla karıştırılır. Kendinizi yıllardır beklediğiniz değeri bulmuş gibi hissedersiniz. Uydurulmuş bir örnek üzerinden düşünelim. Kendini uzun süredir görünmez hisseden biri yeni bir ilginin pohpohlayan sözleriyle birden parlar, sonra günlük hayatın sıradan ihtiyaçları konuşulmaya başlayınca aynı görünmezliğe geri döner. Katılımcıların %31'i bu idealizasyon-değersizleştirme döngüsünü kendiliğinden anlatıyor. Bu oran döngünün istisna değil, sık anlatılan bir deneyim olduğunu düşündürüyor. Karşıdaki insanın gerçek ihtiyaçları ve kusurları belirdikçe ayna ideal imajı yansıtmaz olur ve döngü yeni bir aynayla yeniden başlar. Sizin yorgunluğunuz, sınırınız ya da eleştiriniz aynayı buğulandırır. Ayna buğulanınca ilgi de soğur. Soğuyan ilgi suçlamaya döner. Suçlama çoğu zaman sizin hassasiyetinize, kıskançlığınıza ya da yetersizliğinize bağlanır. Kendinize sormanız gereken soru acı ama berraklaştırıcıdır. Bu ilişkide sevdiğim şey karşımdaki insanın kendisi mi, yoksa bana hissettirdiği özel ve seçilmiş olma duygusu mu? İlk heyecandaki yükselme aşkın kanıtı olmak zorunda değildir. Bazen sadece uzun süredir susamış bir onay ihtiyacının suya kavuşmasıdır. Döngüyü kader, aşk ya da tutku gibi parıltılı etiketlerle okumayı bırakmak da koruyucu bir adımdır. Parıltılı etiketler acıyı anlamlı gösterir, ancak örüntüyü görünmez kılar. Etiket kalktığında geriye tekrar eden davranış kalır. Davranışa bakmak karar vermeyi kolaylaştırır.

Mantığım git diyor ama kopamıyorum, bu travmatik bağlanma olabilir mi?

Aldatılma sonrası tükenmişlik yaşayan siz mantığınızla kalbiniz arasında sıkışmış hissediyorsanız bu durum travmatik bağlanma döngüsüyle ilişkili olabilir. İdealizasyonla başlayıp değersizleştirmeyle devam eden, arada gelen küçük onay kırıntılarıyla beslenen bu döngü, beynin bağlanma sistemini tam anlamıyla ele geçiriyor [4]. Mantık tabloyu görür, ancak bağlanma sistemi ödül ihtimalini bırakmak istemez. Bir gün sıcak ertesi gün uzak davranan biriyle yaşanan gelgit, belirsiz ödül döngüsüne benzer. İyi günün ne zaman geleceği bilinmez, bu yüzden bekleyiş hiç bitmez. Sıcak ve uzak tavırlar arasındaki gelgit bağlanma sistemini sürekli tetikte tutar ve kopmayı zorlaştırır. Telefon sessizken huzursuz olursunuz, mesaj gelince rahatlarsınız. Rahatlama kısa sürer, sonra yeniden tetikte beklersiniz. Tekrarlayan sadakatsizlik aldatılan kişide güveni aşan ve gerçeklik algısına uzanan bir tahribat yaratır. Kendinize eskisi kadar güvenemezsiniz. Hafızanızı sorgularsınız, algınızı küçümsersiniz. Patolojik narsisizm özellikleri yüksek kişilerle ilişki deneyimlemiş 436 kişiyle yapılan bir çalışma, bu tahribatın boyutlarını sayılarla anlatıyor: Bu kişilerin depresyon puanları norm değerlerin belirgin biçimde üzerinde. Ama en çarpıcı olanı, "hastalık" puanı dediğimiz, kişinin kendini kalıcı biçimde hasta, bozulmuş ve çaresiz hissetme düzeyi; bu puan normalin çok üzerinde, "çok yüksek" aralığında seyrediyor [4]. Bu tablo sizin zayıf olduğunuzu göstermez. Uzun süre belirsizlik içinde kalmanın bedelini gösterir. Karanlık Üçlü özellikleri yüksek bir kişiyle girilen ilişki dinamiği çoğu zaman aldatılan kişinin çocukluktan taşıdığı bağlanma yaralarını tetikler. Terk edilme korkusu, sevilmek için çabalamak zorunda hissetme ya da çatışmadan kaçınma gibi eski yaralar yeniden açılır. Eş tercihleri ve sadakatsizlik üzerine onlarca kültürü kapsayan kapsamlı bir derleme, kadınlarda sadakatsizliğin en güçlü yordayıcılarından birinin ilişki doyumsuzluğu olduğunu açıkça ortaya koyuyor [3]. Büyük ölçekli bulgulara göre kadınlarda aldatma, çoğunlukla duygusal bir bağlanmayla iç içedir; aldatan kadınların %79'u ilişki dışı partnere karşı aşk hissettiğini bildiriyor [3]. İlişkideki doyumsuzluk bazen ilişkinin gerçek zemininden değil kişinin iç dünyasındaki kronik boşluktan kaynaklanır. Bu ayrım sizin suçunuzu değil, sorumluluğun sınırını gösterir. Kendinize sormanız gereken soru şudur. Bu ilişkideki döngü ruh sağlığıma ne yapıyor. Uyku düzeniniz, iştahınız, işteki dikkatiniz, arkadaşlarınızla bağınız size yanıt verir. Destek ağını gözden geçirmek ve kendi ruh sağlığını öncelik haline getirmek bu dönemde lüks değil, ihtiyaçtır. Güvendiğiniz insanlarla konuşmak gerçeklik algınızı dengeler. Yalnız kalmak döngünün sesini büyütür.

Gitmeye ya da kalmaya karar veremiyorsam ilişkide sınır koymak bana ne kazandırır?

İlişkide sınır koymak karar veremediğiniz yerde size yön duygusu kazandırır ve karşı tarafı değiştirmeye çalışmak yerine kendi duruşunuzu netleştirir. Bir çalışma bu mekanizmayı net biçimde ortaya koyuyor: Flört uygulamalarında algılanan başarı arttıkça kişi kendini daha çekici hissetmeye başlıyor ve bu yüksek öz algı, mevcut ilişkide "ben bu ilişki için fazlayım" hissini tetikleyerek aldatma niyetini artırıyor [2]. Dışarıdan gelen yeni ilgi geçici bir benlik yükselmesi yaratır, yükselme geçince aynı boşluk kalır ve döngü yeniden başlar. Seçenek bolluğunun kişide yarattığı öz algı, kendini yüksek değerli biri olarak görmek sadakatsizliğe giden yolu döşeyen asıl etkendir. Aynı çalışma, algılanan alternatif partner sayısı çok arttığında aldatma niyetinin azalabildiğini gösteriyor [2]. Çok fazla seçenek bazen seçimi anlamsızlaştırır, ancak bu geçici bir durulma olabilir. Asıl mesele seçenek sayısı değil, kişinin kendini seçenekler üzerinden tanımlama biçimidir. Siz bu mekanizmayı değiştiremezsiniz. Değiştirebileceğiniz şey kendi sınırınızın yeridir. Kendi sınırınızın yerini belirlemek ve sadakatsizliğin tekrarlandığı bir ilişkide kalmayı kendiniz için sağlıklı bulmadığınızı netleştirmek size pusula verir. Sınırı ültimatom biçiminde karşı tarafa emir olarak sunmamak da önemlidir. Emir kontrol mücadelesini büyütür, sınır ise sizin davranışınızı tarif eder. Benim için tekrarlanan sadakatsizlikle aynı evde güven içinde yaşamak mümkün değil demek bir emir değildir. Bir yön beyanıdır. Karşı tarafı değiştirecek sihirli bir çözüm beklememek hayal kırıklığını azaltır. Kronik manipülasyon, değersizleştirme ve duyarsızlık varken çift danışmanlığını ilk ve tek seçenek olarak görmemek gerekir. Manipülatif dinamiklerde önce bireysel zemini sağlamlaştırmadan ilerlememek daha koruyucudur. Bağlanma yaralarını güvenli bir ilişki içinde çalışmak için profesyonel destek almak bu zemini güçlendirir. Uyku, iştah, odaklanma ya da ilişkilerinizde zorlanma uzun süredir sürüyorsa ve gündelik hayatınız aksıyorsa bir psikolog ile görüşmeyi düşünebilirsiniz. Belirtiler sürüyorsa ya da günlük yaşamı zorlaştırıyorsa bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmeyi düşünebilirsiniz cümlesindeki ölçüte uyan bir durum yaşıyorsanız destek aramak için kriz anını beklemenize gerek yoktur. Sınırına sahip çıkmak karşı tarafı cezalandırmak değil, kendi ruh sağlığını merkeze alarak yönünü korumaktır.

Sınırına sahip çıkmak, örüntüyü görüp kendi yönünü terk etmemektir.

Sık sorulan sorular

Tekrarlayan sadakatsizlik bir kişilik sorunu mudur?

Her sadakatsizlik kişilik bozukluğuna işaret etmez. Ancak sadakatsizlik bir davranış kalıbına dönüştüğünde altta yatan belirli kişilik özelliklerini (özellikle Karanlık Üçlü'yü) değerlendirmek anlamlıdır. Empati eksikliği, manipülasyon ve dürtüsellik bu örüntünün sık görülen bileşenleridir.

Karanlık Üçlü kişilik özellikleri nelerdir?

Karanlık Üçlü; narsisizm (büyüklenme, onay ihtiyacı), Makyavelizm (stratejik manipülasyon, duyarsızlık) ve psikopatinin (dürtüsellik, empati yoksunluğu) klinik düzeyin altındaki, subklinik birleşimidir. Bu üç özellik romantik ilişkilerde sömürücü ve kısa vadeli stratejilerle kendini gösterir.

Aldatan bir kadın duygusal olarak bağlanabilir mi?

Araştırmalar aldatmanın işleyişinde cinsiyete özgü farklar olduğunu gösteriyor. Aldatan kadınlar ilişki dışı partnere karşı sıklıkla aşk hissettiğini bildiriyor. Ancak bu duygusal bağlanma, mevcut ilişkideki derin doyumsuzluğun bir yansıması olabileceği gibi, Karanlık Üçlü'deki idealizasyon-değersizleştirme döngüsünün bir parçası da olabilir.

Sadakatsiz bir partnerle ilişkiyi sürdürmek sağlıklı mı?

Bu karar, sadakatsizliğin altında yatan motivasyona bağlıdır. Telafi edici, pişmanlık duyulan bir sadakatsizlik mi, yoksa örüntü halini almış, araçsal bir sadakatsizlik mi? Eğer ortada kronik bir manipülasyon, değersizleştirme ve duyarsızlık varsa öncelik kendi güvenliğiniz ve ruh sağlığınızdır.

Kaynakça

  1. Set, Z. (2020). Sosyal kötücül kişilikler: Karanlık üçlü. *Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 12*(3), 318–329. https://doi.org/10.18863/pgy.629950
  2. Alexopoulos, C., Timmermans, E., & McNallie, J. (2019). Swiping more, committing less: Unraveling the links among dating app use, dating app success, and intention to commit infidelity. *Computers in Human Behavior, 102*, 172-180. https://doi.org/10.1016/j.chb.2019.08.009
  3. Buss, D. M., & Schmitt, D. P. (2019). Mate preferences and their behavioral manifestations. *Annual Review of Psychology, 70*, 23.1–23.34. https://doi.org/10.1146/annurev-psych-010418-103408
  4. Day, N. J. S., Townsend, M. L., & Grenyer, B. F. S. (2022). Pathological narcissism: An analysis of interpersonal dysfunction within intimate relationships. *Personality and Mental Health, 16*(3), 204–216. https://doi.org/10.1002/pmh.1532

Kaynaklar temsilîdir; yayımlanan yazılarda her madde DOI bağlantısıyla birlikte verilir.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp X

Yorumlar (0)

İsimler gizlilik için kısaltılır

Yorum yazmak için telefonunuzla hızlı bir doğrulama yapın — adınız kısaltılarak görünür.

İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar okuyucuların kişisel görüşleridir; psikolog.net'in görüşü değildir ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Zor bir dönemden geçiyorsanız 112 · ALO 183. Kurallara aykırı yorumlar kaldırılır.