Çocuklarda Ayrılma Kaygısı: Belirtiler, Nedenler ve Çözümler
Ayrılık anlarında çocuğunuz neden sarsılıyor? Ayrılma kaygısının altındaki bağlanma ihtiyacını, belirtileri ve günlük hayatta işe yarayan yolları ele alıyor.
Ayrılma kaygısı, çocuğun bağlandığı kişiden ayrılırken ya da ayrılmayı beklerken duyduğu yoğun korkudur. Küçük yaşlarda gelişimsel olarak beklenen bu korku yatışmadığında günlük akışı durdurmaya başlayabilir. İran'da yaklaşık 29 bin 700 çocuk ve ergenle yapılan bir taramadan yola çıkan yazı, bu alarmın nasıl çalıştığını ve güvenli ayrılıkların nasıl kurulacağını özetliyor.
Alarm Olarak Ağlama
Ayrılma kaygısı vedada yükselen ağlamadan okula gitmeyi reddetme davranışına kadar uzanan bir tabloyla görünür. İran'da yaklaşık 29 bin 700 çocuk ve ergenle yapılan bir taramada ayrılma kaygısı bozukluğu yaygınlığı %5,3 bulunmuş. Altı ile dokuz yaş grubunda bu oran %7,2'ye çıkıyor [1]. Küçük çocuklarda gelişimsel olarak beklenen bu korku yatışmadığında günlük akışı durdurmaya başlar.
Sabah kapısında yükselen ağlama çoğu zaman inat gibi duyulur. Oysa bu tepki, ayrılık beklentisine verilen bir alarm yanıtıdır. Bu tabloda genellikle şunlar görülür: ayrılık anında ya da ayrılık beklendiğinde yineleyen aşırı tasalanma, bağlanılan kişinin başına bir iş geleceği korkusu, ayrılık korkusuyla okula gitmeyi reddetme, tek başına uyumayı reddetme, ayrılık içerikli kabuslar ve ayrılık öncesi bedensel yakınmalar [2].
Bedensel yakınmalar tabloyu daha görünür kılar. Karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı ya da kalp çarpıntısı vedaya eşlik edebilir. Bunlar çocuğun ayrılık beklentisine verdiği tepkinin bedensel yüzü olabilir [2]. Kimi çocuk evde kalmak için gerçek ya da hayali bedensel belirtilerden söz eder [2]. Sinyali doğru okumak için cezalandırmamak ve artık büyüdün gibi küçümseyen sözler kullanmamak gerekir.
Kurgu bir örnek, okul bahçesinin demir kapısında cekete sarılıp öğretmenin uzanan eline geçemeyen bir çocuğu anlatır. Ayrılık başlayınca ağlaması yükselir, sesi titrer, bedeni kapıya döner. Yetişkinler bu sahnede çoğu zaman ne yapacağını bilemez. Sakin bir akşamda ağlamanın yalnızca vedada kalıp kalmadığını ve yeme, oyun ile uykuya yayılıp yayılmadığını gözden geçirmek için kendinize sorabilirsiniz: Ağlama günün diğer saatlerine yayılıyor mu?
Gözlemi geniş tutmak tabloyu anlamayı kolaylaştırır. Yalnızca sabahın beş dakikası değil, akşam uykusu ve gece uyanmaları da izlenir. Ağlama, bir şey olmayacak gibi çocuğun deneyimini yok sayan sözlerle sakinleştirmeye çalışmamak da önemlidir. Duyguyu adıyla karşılamak, çocuğunuzun anlaşılmış hissetmesine yardım eder.
Sığınak Gözden Kaybolunca Dünya Kocaman Gelir
Bağlanma sistemi ayrılık anında yakınlık çağrısı gibi çalışır ve çocuğu sığınağa döndürmeye uğraşır. Ayrılık anında çocuğun zihni güvenliğin temel kaynağının kaybolduğu mesajını üretir ve bağlanma sistemi yakınlık çağrısı gibi çalışır. Bakım veren çocuğun gözünde sığınak işlevi görür ve bu sığınak ortadan kaybolduğunda dünya çocuğa baş edemeyeceği kadar geniş ve tekinsiz görünür.
Bağlanma kavramı bu çağrıyı açıklar. Bağlanma, küçük çocuğun kendini güvende hissetmek için bakım vereni yakınında tutma çabasıdır. Bu çaba bir yaş civarında belirginleşir, iki buçuk yaşlarında çoğu çocukta yatışır [2]. İçsel temsil bu yatışmayı destekler. Gidenin geri döneceğini zihinde tutabilme becerisi yaşla ve tekrarlanan güvenli ayrılıklarla gelişir, bu beceri gelişmeden ayrılık geçici mesafeden çok kalıcı kayıp gibi hissedilir.
Mizaç, aynı ayrılığın farklı çocuklarda farklı yaşanmasını açıklar. Günlük ritmi kolay bozulan, uyaranlara yavaş yanıt veren çocuklarda ayrılık daha sert yaşanabilir [2]. Bu çocuklar aynı zamanda daha yoğun tepkisel davranışlar sergileyebilir; sıklıkla huzursuzdur, dikkati kolay dağılır, başladıkları işi sürdürmekte zorlanırlar [2].
Geçiş dönemleri eski ihtiyacı yeniden canlandırabilir. Okul değişimi, yeni kardeş, taşınma ya da ailede hastalık gibi geçiş dönemlerinde daha önce rahat olan çocuk yeniden sığınağa dönme ihtiyacı ile yapışkan hale gelebilir. Bu anlarda ihtiyacı adıyla anmak ve anlayışla birlikte sınırı net tutmak işe yarar. Sınır, sevginin azaldığı anlamına gelmez.
Sakin anlarda kurulan kısa cümleler yön gösterir. Vedanın olacağını önceden söylemek, dönüşü somutlaştırmak ve kuralı aynı tutmak güven verir. Yükselme anında karmaşık açıklamaya girmeyip çocuğu güvende tutmaya, öğretmenle teması kurmaya ve ayrılığı net başlatmaya odaklanmak da akışı korur.
Kaçınma Rahatlatır Ama Ertesi Vedayı Zorlaştırır
Ayrılıkta kaçınma döngüsü o anki rahatlamayla ertesi vedayı zorlaştıran bir işleyişi anlatır. Ebeveyni kaygı bozukluğu olan çocuklarda ayrılma kaygısı riski, olmayanlara göre yaklaşık üç kat daha yüksek [3]. Anne psikiyatrik yatış veya tedavi öyküsü de çocuktaki riski belirgin biçimde artırıyor [1]. Bu veriler suçlanacak birini değil, desteklenecek bir ilişkiyi işaret eder.
Ebeveyn tutumu çocuğun kaygıyla kurduğu ilişkiyi etkileyebilir. Genç yetişkinlerle yapılan bir çalışmada, çocukluk ayrılık kaygısı ile anne-babanın müdahalecilik düzeyi ve çocuğun ebeveynini hayal kırıklığına uğratma korkusu arasında pozitif ilişkiler bulunmuş [5]. Müdahalecilik arttıkça çocuğun kendi başına baş etme denemesi azalabilir. Bir şey olursa ara gibi ayrılığı tehlikeli gösteren mesajlar vermemek bu yüzden önemlidir.
Yaşam olayları da zemini sarsabilir. Aynı şekilde bazı olaylar da kaygıyı tetikleyebilir: yeni bir eve taşınma, ciddi bir sağlık durumu, yakın bir arkadaşın kaybı ya da evcil hayvanın ölümü gibi durumlar ayrılık kaygısının başlamasında rol oynayabilir [2]. Boşanma gibi ailevi geçişler de benzer bir etki yapabilir; okul çağındaki çocuklarda ebeveynin kendisini terk edeceği düşüncesi, kendini suçlama ve yalnızlık hissi gibi durumlar gözlenebilir [2].
Salgın gibi hepimizi etkileyen dönemler de kaygıyı artırdı. 80 bin çocuğu kapsayan bir derlemede, klinik düzeyde yükselmiş kaygı belirtileri %20,5 görülmüş. Belirsizlik büyüyünce çocuklar yetişkinlerin yüzüne daha dikkatli bakar. Ayrılık öncesi kendinize sorabilirsiniz: Şu anki ihtiyaç çocuğu güvende tutmak mı yoksa içteki huzursuzluğu yatıştırmak mı?
Okulla iş birliği vedayı kolaylaştırır. Okul psikolojik danışmanıyla giriş kapısı, karşılayan kişi ve veda yerini önceden planlamak belirsizliği azaltır. Öğretmenin adı, kapının yeri ve vedanın süresi belli olur. Çocuk neyle karşılaşacağını bilir.
Zaman içindeki seyir ciddiye alınmayı gerektirir. On sekiz ile yirmi beş yaş arası 306 genç yetişkinle yapılan bir çalışmada, çocukluk dönemi ayrılık kaygısının yetişkin ayrılık kaygısını anlamlı biçimde yordadığı görülmüş [7]. Erken dönemde kurulan güvenli deneyimler bu yüzden değerlidir.
Kısa Veda, Somut Dönüş
Güvenli ayrılık kısa vedayla kurulur ve veda ritüeli çocuğa dönüşün izini sürme olanağı verir. Ayrılığı ertelemek ve kaçınmak o an rahatlama sağlar ancak zihinde baş edilemez inancını pekiştirerek ertesi ayrılığı zorlaştırır ve uzun vadede kaygının sürmesini sağlar. Çocuk ayrılığın ne kadar tehlikeli olduğunu sözcüklerden çok ebeveynin ses tonundan, göz temasından ve vedadaki davranışlarından öğrenir.
Vedaları uzatmadan kısa ve net tutmak ilk adımdır. Uzatılan sarılma, tekrarlanan pencere bakışı ve geri dönüp yeniden kucaklaşma kaygıyı yatıştırır gibi görünür. Oysa uzayan veda, ayrılığın gerçekten tehlikeli olduğu mesajını güçlendirir. Gidişi ve dönüşü koşulsuz ve tanımlayıcı bir cümleyle netleştirmek gerekir. Koşul içermeyen cümle pazarlığı bitirir.
Dönüşü günlük akış içinden somut bir işaretle anlatmak belirsizliği azaltır. Akşam yemeği, uyku öncesi hikaye ya da park dönüşü gibi somut anlar kullanılabilir. Ayrılığı küçük ve tekrarlanan gerçeklerle deneyimletmek için oyun içinde kısa ayrılık provaları yapmak da yardımcı olur. Oyun sırasında mutfağa gidip dönmeyi söyleyerek yapılan kısa prova, dönüş deneyimini bedenle öğretir.
Ayrılığı somutlaştıran küçük bir veda ritüeli oluşturmak vedaya sınır çizer. Avuçtaki öpücüğü cebe saklama ya da birlikte seçilen küçük bir nesneyi yanında taşıma gibi bir ritüel, bağı görünür kılar. Öğretmenin ayrılık sonrası güvenli bir karşılama sunmasını sağlamak da geçişi yumuşatır. Karşılayan yüz, günün nasıl başlayacağını belirler.
Birlikte oynanan resim çalışmaları umut verici görünüyor. Küçük ölçekli bir klinik çalışmada, altı-sekiz yaş arası çocuklarla yürütülen ilişki temelli etkileşimli resim yönteminin ayrılma kaygısı belirtilerini azalttığı gözlemlenmiş [6]. Düzenli rutinleri koruyan ailelerin çocuklarında ise daha düşük depresyon ve davranış sorunları raporlanmış [4]. Rutin, günün öngörülebilir iskeletidir. İçgörü konuşmasını sakin bir akşama bırakmak da bu iskeleti korur.
Eşlik eden güçlükler sık görülür. Tarama verisinde, ayrılma kaygısı bozukluğu tanılı çocukların %65,3'ünde başka bir ruhsal durum daha görülmüş. En sık eşlik edenler belirli bir duruma yönelik yoğun korku, karşı gelme bozukluğu ve genelleşmiş huzursuzluk olarak bildirilmiş [1]. Bu yazı klinik tedavi yöntemlerini kapsamıyor.
Belirtiler sürüyorsa ya da günlük yaşamı zorlaştırıyorsa bir uzmandan destek almayı düşünebilirsiniz. Özellikle uyku ve iştah düzeni bozulduğunda, okul yaşamı belirgin biçimde aksadığında ya da evde denediğiniz sakin ve tutarlı adımlar birkaç hafta içinde hiçbir yumuşama sağlamadığında bir uzmanın görüşü yol gösterici olur. Ağlama vedanın dışına taşıyor, yeme ve uyku bozuluyor ya da işlev kaybı belirginleşiyorsa yalnızca evdeki yöntemlerle oyalanmamak ve daha dikkatli bakmak gerekir.
Sık sorulan sorular
Ayrılma kaygısı hangi yaşlarda görülür?
Bebeklikte normal bir gelişim durağıdır; bir yaş civarında belirginleşir, iki buçuk yaşlarında genellikle yatışır. Altı ile 18 yaş arası çocuk ve ergenlerin yaklaşık %5,3'ünde ayrılma kaygısı bozukluğu görülür.
Çocuğum okula giderken ağlıyor, ne yapabilirim?
Vedaları kısa, net ve öngörülebilir tutun. Çocuğa dönüş saatini günlük bir olayla somutlayın; örneğin, 'İkindi kahvaltısından sonra okul çıkışında olacağım' gibi.
Ayrılma kaygısı kendiliğinden geçer mi?
Yaşla birlikte azalabilir. Ancak haftalarca sürüyor, günlük akışı durduruyor veya yaşına uygun değilse gerilemesini beklemek yerine bir değerlendirme almak daha işlevli olabilir.
Hangi durumda bir uzmana başvurmalı?
Ayrılık korkusu okula gitmeyi reddetmeye, uykuyu bozmaya veya sürekli bedensel yakınmalara yol açıyorsa, bir çocuk psikiyatrisi hekimi ya da klinik psikologdan değerlendirme almak faydalı olabilir.
Kaynakça
- Mohammad Reza Mohammadi, Rahim Badrfam, Ali Khaleghi et al. (2020). Prevalence, comorbidity and predictor of separation anxiety disorder in children and adolescents. *Psychiatric Quarterly*. https://doi.org/10.1007/s11126-020-09778-7
- Mehmet Metin Kaya (2021). Ayrılma kaygısı bozukluğu üzerine bir inceleme. *Sosyal Bilimler Akademi Dergisi*. https://doi.org/10.38004/sobad.989592
- Peter J. Lawrence, Kou Murayama, Cathy Creswell (2019). Systematic review and meta-analysis: Anxiety and depressive disorders in offspring of parents with anxiety disorders. *Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry*. https://doi.org/10.1016/j.jaac.2018.07.898
- Nicole Racine, Brae Anne McArthur, Jessica E. Cooke et al. (2021). Global prevalence of depressive and anxiety symptoms in children and adolescents during COVID-19: A meta-analysis. *JAMA Pediatrics*. https://doi.org/10.1001/jamapediatrics.2021.2482
- Haydeh Faraji, Zehra Dilara Özen (2022). Yetişkin ayrılık anksiyetesinin, ayrılık anksiyetesi ile beliren yetişkinlikte bireyleşme düzeyi arasındaki aracı rolü. *Mavi Atlas*. https://doi.org/10.18795/gumusmaviatlas.1052353
- Roya Ahmadizadeh, Saeedeh Zenoozian, Mazaher Rezaei (2022). Effect of child-parent relationship therapy on the severity of separation anxiety disorder in children: A clinical trial with a parallel groups study design. *Preventive Care In Nursing and Midwifery Journal*. https://doi.org/10.52547/pcnm.12.1.20
- Zümrüt Gedik, Füsun Gökkaya, Serap Sütçü (2018). Kaygılı çocuklara yönelik okul temelli bir bilişsel davranışçı grup terapisi programının etkililiği: Pilot bir çalışma. *Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi*. https://doi.org/10.21550/sosbilder.336670
Kaynaklar temsilîdir; yayımlanan yazılarda her madde DOI bağlantısıyla birlikte verilir.
Yorumlar (0)
İsimler gizlilik için kısaltılırYorum yazmak için telefonunuzla hızlı bir doğrulama yapın — adınız kısaltılarak görünür.
İlk yorumu siz yazın.
Yorumlar okuyucuların kişisel görüşleridir; psikolog.net'in görüşü değildir ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Zor bir dönemden geçiyorsanız 112 · ALO 183. Kurallara aykırı yorumlar kaldırılır.