İçeriğe geç
Ebeveynlik

Ebeveyn Çocuğa Küsünce: Sevgiyi Geri Çekmenin Bedeli

Çocuğunuza küsünce aslında ne anlatıyorsunuz? Sevgiyi geri çekmenin çocukta bıraktığı derin izi ve bu döngüyü evde kırmanın yollarını birlikte keşfedin.

Yazan: Lal Gürün9 dk okuma

Çocuğunuza sesinizin yükseldiğini fark edersiniz, sonra içinize kapanır ve konuşmamayı seçersiniz. Karşınızdaki küçük yüz size bakmaya devam ederken siz sessizliğinizi korursunuz.

Akşam mutfağında yaşanan küçük bir an, kurgu bir örnek olarak yazı boyunca bize eşlik edecek. Zeynep yedi yaşında, tabağındaki yemeği itmiş, annesi Elif günün yorgunluğuyla sesini yükseltmiş. Sonrasında Elif konuşmayı kesmiş, bulaşıklara dönmüş, Zeynep ise sandalyede sessizce oturup annesinin yüzünü izlemeye başlamış. Bu sahne kötü niyetten doğmuyor. Yorgunlukta sevgiyi sabit tutmayı unutan bir kopuşu anlatıyor.

Elif ile Zeynep arasındaki bu sessizlik dakikalar içinde büyüyor. Zeynep bir şey sormak istiyor, vazgeçiyor. Elif içinden sakinleşmeye çalıştığını düşünüyor. İkiniz de aynı odadasınız ama aranızdaki bağ bir süreliğine askıya alınmış gibi duruyor. İşte küsmenin en yakıcı yanı burada beliriyor. Fiziksel olarak oradasınız ama duygusal olarak ulaşılmazsınız.

Sevgiyi geri çekme sevginin koşullu olduğu mesajını verir

Zeynep tabağına bakarken annesinin suskunluğunu anlamlandırmaya çalışıyor. Acaba annem artık beni sevmiyor mu diye geçiriyor içinden. Yetişkin zihni için bu sessizlik biraz dinlenme molası olabilir. Çocuk için ebeveynin sessizliği bağın kopması gibi yaşanır ve sevilmeme korkusunu harekete geçirir.

Küsme çoğu zaman planlı bir ceza olarak değil tükenmişlik, çaresizlik ve dile gelmeyen bir ihtiyacın dışa vurumu olarak başlar. Elif o akşam aslında şunu demek istiyordu, çok yoruldum ve biraz anlaşılmaya ihtiyacım var. Bunu cümleye dökemeyince bedeni konuşmayı kesti. Ses yükseldi, ardından kapandı. Bu geçiş çoğu evde benzer şekilde yaşanıyor. Önce yüksek ses, sonra geri çekilme geliyor.

Sevgiyi geri çekme, çocuğun en derin korkusunu harekete geçirir: "Ya bir daha sevilmezsem?" Bu korku, çocuğun benliğinde bir iz bırakır. 1421 çocuk ve ergenie yapılan bir çalışmada, sevgiyi geri çekme ile depresif belirtiler arasındaki ilişki, suçluluk uyandırma ve utandırmadan belirgin biçimde daha güçlüydü [1].

Sevgiyi geri çekmek, çocuğun davranışını değiştirmek için kullanılan bir araç olduğunda, çocukta sevgiyi kaybetme kaygısı yaratır [3]. Zeynep yemeğini toplasa bile içindeki soru silinmiyor. Uslu durursam sevilirim, yaramazlık yaparsam sevilmem diye bir denklem kuruyor. Sevgi davranışa bağlanıyor. Koşullu sevgi mesajı böyle yerleşiyor. Çocuk uyumlu görünüyor ama içten içe tetikte bekliyor.

Döngü çoğu zaman fark edilmeden sürüyor. Küsme, çocuğun kaygılanması, suçluluk duyulması, telafi için fazla izin verilmesi ve yeniden tükenme ile döngüsel biçimde sürebilir. Elif sessiz kaldıktan sonra kendini suçlu hissediyor. Zeynep sokulunca dayanamayıp normalde izin vermeyeceği bir şeye izin veriyor. Gece yatarken yorgunluğu artıyor. Ertesi gün tahammülü daha düşük başlıyor. Kendini suçlamak yerine davranışın kaynağını anlamaya odaklanmak bu döngüden çıkmanın ilk adımı oluyor.

Sakinleşince kendinize tek bir soru sormanız bu kaynağı bulmanıza yardımcı olur. Öfkeniz daha çok çocuğun davranışına mı bağlıydı yoksa gün boyu biriken yorgunluğa mı bağlıydı? Elif o akşam bu soruyu sorduğunda yanıtı açıkça gördü. Zeynep tabağı itmese başka bir kıvılcım aynı sessizliği başlatacaktı. Sorun tabak değildi. Pil bitmişti.

Çocukta bağlanma ve güven ebeveynin yüzünden okunur

Ertesi sabah Zeynep annesinin yüzünü yokluyor. Gülümsüyor mu, kaşları çatık mı, sesi yumuşak mı diye bakıyor? Çocuklar sevilip sevilmediklerini ve güvende olup olmadıklarını ebeveynin yüzünden okuyarak kendisiyle ilgili temel bir algı geliştirir. Psikolojide buna çalışma modeli denir. Ebeveynin yüzü donup sessizliğe gömüldüğünde çocuk kendisini değersiz görmeye başlar.

Duyarlı bakım çocuğun sinyaline zamanında ve sıcak yanıt vermektir, küsme ise bu yanıtı durdurur. Zeynep anne bak diye seslendiğinde yanıt alamıyor. Bir kez daha deniyor. Sonra denemekten vazgeçiyor. İhtiyacını içine gömüyor. Çocuk yaşanan kopuşu kendi hatası olarak görür ve kendi ihtiyaçlarından uzaklaşır. Ben kötü bir şey yaptım, o yüzden annem sustu diye düşünüyor. Utanç ve suçluluk birbirine karışıyor.

Duyarlı bakımı azalmış çocukların, başkalarını güvenilmez ve kendini sevilmeye layık olmayan biri olarak algılamaya yatkınlaştığı bir derlemede gösterilmişti [2]. Bu algı bir günde oluşmuyor. Tekrarlayan sessizlikler birikiyor. Çocuk zamanla insanlara temkinli yaklaşıyor. Yeni ortamlarda çekingen duruyor. Kendini ortaya koymaktan kaçınıyor. Güvensizlik sessizce kök salıyor.

Aynı kişileri yıllarca izleyen çalışmaları bir araya getiren bir derleme, duyarlılıktaki azalmanın çocuklarda davranış sorunlarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor [2]. Elif bunu duyduğunda irkiliyor. Ben çocuğuma zarar mı veriyorum diye düşünüyor. Oysa mesele mükemmel olmak değil. Bağdaki küçük kopuşların onarılmadan kalması sorun yaratıyor. Tek bir sessizlik değil, üst üste yığılan yanıtsız anlar yoruyor.

Bir süre sonra çocuk, ebeveyninin bu davranışını "iyiliğim için yapıyor" diye yorumlayarak rahatlamaya çalışabilir [1]. Zeynep de bunu yapıyor. Annem beni terbiye etmek için sustu, demek ki hak ettim diyor. Çocuk ebeveynin küsmesini iyiliği için yapıyor diye yorumlayarak kaygısını azaltmaya çalışabilir ama alttaki sevgiyi kaybetme kaygısı yerinde kalır. Sevgiyi geri çekmenin etkisi, bu olumlu yorumla bile tümüyle silinmiyor [1].

Kendi geçmişinize dönüp bakmak bu noktada şaşırtıcı bir kapı açabilir. Çocukken evde sessizlikle karşılaştığınız anları hatırlayın. Anneniz sustuğunda ya da babanız konuşmayı kestiğinde neler hissetmiştiniz. Bedeninizde nerede hissetmiştiniz. Küsme kuşaklar boyu aktarılan öğrenilmiş bir ilişki biçimi olabilir. O zinciri fark ettiğiniz anda kırma şansınız doğar. Elif kendi annesinin küstüğü günleri hatırlayınca boğazının düğümlendiğini fark etti. Aynı düğümü kızına yaşatmak istemedi.

Duyarlı ebeveynlik tükenince sessizlik ve öfke artar

Elif öğleden sonra işten yorgun dönüyor. Yemek, ödev, banyo, uyku saati peş peşe diziliyor. Zeynep oyuna dalıp ödevi erteliyor. Elif uyarıyor, tekrar uyarıyor, sonra birden susuyor. Kapıyı kapatıp salona geçiyor. İçinden artık uğraşamayacağım diye geçiriyor. Bu sahne tembellikten değil tükenmişlikten doğuyor.

Çalışan ebeveynlerle yapılan bir çalışmada, katılımcıların büyük bir bölümü tükenmişlik bildirdi [4]. Büyük bir bölüm ifadesi azımsanmayacak bir yorgunluğa işaret ediyor. Tükenmiş ebeveyn çocuğun ihtiyaçlarına yanıt vermek yerine kendi duygusal pilini korumaya çalışır ve bu bazen küsme olarak görünür. Pil bitince sıcak yanıt vermek zorlaşıyor. Sessizlik bir korunma hamlesine dönüşüyor.

Tükenmiş ebeveyn, öfkesini düzenlemekte zorlanır; bağırma, eleştirme ve sevgiyi geri çekme gibi cezalandırıcı yollara daha sık başvurur [4]. Elif de bunu yaşıyor. Önce bağırıyor, sonra sustuğu için suçluluk duyuyor. Suçluluk yorgunluğu büyütüyor. Yorgunluk sabrı azaltıyor. Kısır bir halka kuruluyor. Küsme öğrenilmiş bir ilişki biçimidir ve o an için çaresizlik içinde kontrol duygusu ile ferahlama sağlayabilir. Sustuğunda evde ses kesiliyor. Kısa bir rahatlama geliyor. Ama rahatlama bağın bedeliyle geliyor.

Küsme çocukta hem içe kapanmayı hem de dışa vurumu büyütebilir, kaygı ile öfkeyi aynı anda ateşleyebilir. Üzgün hissetme, kaygılanma ve kendini olumsuz değerlendirme gibi içselleştirme belirtileri bu sessizlikten beslenir [4]. Yerinde oturamama, kuralları dinlememe ve başkalarıyla kavga etme gibi dışsallaştırma belirtileri de aynı zeminde filizlenebilir [4]. Zeynep bazen içe kapanıyor, bazen kardeşine sataşıyor. İki uç aynı suskunluktan besleniyor gibi görünüyor.

Çocukların davranış sorunlarını inceleyen bir meta-analizde, duyarlı ebeveynlikteki düşüşün özellikle dışsallaştırma sorunlarıyla daha güçlü ilişkili olduğu saptanmıştı [2]. Duyarlı ebeveynlik çocuğun sinyalini fark edip zamanında ve sıcak yanıt vermektir. Tükenince bu yanıt gecikiyor. Geciken yanıt çocuğu daha çok zorluyor. Zorlanan çocuk daha çok sinyal veriyor. Ebeveyn daha çok yoruluyor.

Yüksek öfke anında kendinizi analiz etmeye zorlamayın. Neden böyle hissediyorum sorusunu o hararetle çözmeye çalışmak genellikle işe yaramıyor. Sakinleşmeyi beklemek daha koruyucu oluyor. Öfke anında analiz yapmaya çalışmadan teması koparmadan güvende kalacak bir adım atmak mümkün. Elif salona geçtiğinde kapıyı çarpmak yerine Zeynep'in duyacağı bir sesle şunu söyledi, şu an çok gerginim, sana bağırmak istemiyorum. Biraz salonda oturacağım. Bu cümle bağı koparmadı. Sadece hıza ara verdi.

Günlük hayatı zorlayan bir tablo varsa destek aramak güçsüzlük değildir. Evde öfke patlamaları sıklaşıyorsa, sessizlikler uzuyorsa, pişmanlık ve yorgunluk iç içe geçiyorsa bir uzmandan görüş almak toparlanmayı kolaylaştırabilir. Belirtileriniz devam ediyorsa ya da evdeki düzen ve ilişkileriniz belirgin biçimde aksıyorsa bir psikolog ile konuşmayı değerlendirebilirsiniz.

Öfke anında ara verme bağı koparmadan sakinleşmeyi sağlar

Zeynep ödevin başına geçmemekte direniyor. Elif bu kez kapıdan uzaklaşmadan önce eğilip kızının göz hizasına geliyor. Öfkeliyim, sakinleşip sonra konuşacağız diyor. Mutfağa geçip bir bardak su içiyor. Camdan dışarı bakıyor. Nefesini yavaşlatıyor. Birkaç dakika sonra geri dönüyor. Bu dönüş küsmeden farklı bir şey taşıyor.

Küsme terk edilme gibi yaşanırken ara verme geçici bir ayrılık gibi yaşanır ve güven duygusuna etkisi farklıdır. Küsmede çocuk ne zaman biteceğini bilmez. Ara vermede bitiş bellidir. Anneniz döneceğini söyler. Sözünde durur. Çocuk beklemeyi öğrenir. Beklemek güvenle mümkün olur. Elif döndüğünde Zeynep'in omuzlarının gevşediği görülüyor.

Öfke sınırların ihlal edildiğine dair bir sinyaldir. Elif öfkesini dinleyince altında şunu buluyor, dinlenmeden sürekli hizmet etmek beni zorluyor. Akşamları yarım saat kendime ait bir alan istiyorum. Öfke suçlanacak bir düşman değil. İhtiyacı haber veren bir işaret oluyor. Küsme ebeveynin kendi duygusal düzenleme ihtiyacını çocuğa yansıtmasıdır. Ara verme ise ihtiyacın sahibini doğru yere koyar. Düzenlenme sorumluluğu çocuğa yüklenmez.

Yüksek uyarılma anında düşünme, planlama ve empati kapasitesi geri çekilir. Beyin adeta alarm durumuna geçer. Doğru cümle bulunmaz. Şefkatli bakış zorlaşır. O anda çocuğa ders vermek ya da sorunu çözmek gerçekçi değildir. Önce bedenin sakinleşmesi gerekir. Su içmek, pencere açmak, kısa bir yürüyüş yapmak, el yıkamak gibi küçük adımlar yardımcı olabilir.

Sevgiyi kaybetme kaygısı istenen davranışı kısa süreliğine üretebilir ama kuralın nedenini öğretmez ve kalıcı öğrenme yaratmaz. Zeynep korkudan ödevin başına oturduğunda Elif rahatlıyor gibi görünüyor. Ama Zeynep neden ödev yapması gerektiğini anlamıyor. Sadece annesinin susmasından korktuğu için hareket ediyor. Korku geçince davranış da sönüyor. Öğrenme yarım kalıyor.

Sevgiyi geri çekme çocuğu karşısındakini düşünmeye değil kendi sevilme kaygısına çevirir ve empati için gereken alanı kapatır. Bu, benlik odaklı bir endişedir [3]. Zeynep annem beni sevmiyor mu diye düşünürken annesinin yorgunluğunu göremiyor. Zihni kendi kaygısıyla doluyor. Başkasının bakış açısını alacak yer kalmıyor. Empati böyle anlarda değil, güven sağlandıktan sonra gelişiyor.

Küsmeden önce geri çekilip öfkeli olduğunu ve sakinleşince konuşacağını söylemek bağı koruyan en net yollardan biridir. Cümleniz kısa olabilir. Şu an öfkeliyim. Küsmedim. Sakinleşince konuşacağız. Sınır cümlesinde sevgiyi koşula bağlamamak ayrıca önem taşıyor. Böyle yaparsan seni sevmem gibi cümleler yarayı büyütüyor. Sevgi sabit kalıyor, davranış konuşuluyor.

Sakinleşince ne olduğunu kısa ve dürüst bir cümleyle anlatmak da onarımın parçası oluyor. Elif geri döndüğünde şunu söyledi, sesim yükseldi çünkü çok yorgundum. Susup salona geçtim. Seni korkutmak istemedim. Bu açıklama uzun bir nutuk değil. Kısa ve içten bir cümle yetiyor. Çocuk hikayeyi tamamlıyor. Belirsizlik dağılıyor.

Küsmeden sınır koymak sevgiyi sabit tutup net kalmaktır

Markette Zeynep istediği oyuncağı görüp ağlamaya başlıyor. Elif eğiliyor, sarılmıyor ama yanında kalıyor. Sakinleşmen için buradayım diyor. Oyuncağı bugün almıyoruz, kasaya gidince çantayı ben taşıyacağım diyor. Sesi yumuşak ama net. Küslükten sonra onarım için gereken sıcaklık bu sahnede baştan korunuyor. Ağlama sürüyor ama bağ kopmuyor.

Sınır kendi ne yapacağını söyler ve tehdit içermez. Elif eğer ağlamaya devam edersen seni sevmem demiyor. Ağlaman beni zorluyor ama yanındayım, bu oyuncağı bugün almıyoruz diyor. Kendi tutumunu tanımlıyor. Çocuğu sevgiyi kaybetmekle korkutmuyor. Sıcaklığı koruyarak net olmak mümkün oluyor. Netlik sevgisizlik değildir.

Davranışın etkisini anlatmak çocuğun başkasının bakış açısını almayı öğrenmesine yardımcı olur. İstenmeyen davranışı değil davranışın etkisini anlatmak bu yüzden işe yarıyor. Yaramazsın demek yerine tabağı itince üzüldüm, emek verdiğim yemek yere döküldü demek farklı bir kapı açıyor. Çocuk kendini etiketlenmiş hissetmiyor. Karşısındakinin duygusunu görüyor. Empati tohumu böyle atılıyor.

Çocuğun yaşına uygun ve emir vermeden kendi tutumunu belirten cümleler kurmak günlük dili yumuşatıyor. Kes sesini yerine sesin yükselince kulaklarım yoruluyor, biraz sessizliğe ihtiyacım var demek daha anlaşılır oluyor. Hemen topla yerine ödev saatinde masada olmanı istiyorum, başlamana yardım edebilirim demek iş birliği yaratıyor. Emir cümlesi direnç doğuruyor. Tutum cümlesi yön gösteriyor.

Kendi sınırını koyarken çocuğun konuşmak istememe sınırına saygı göstermek de dengeyi koruyor. Zeynep bazen konuşmak istemiyorum diyor. Elif bunu küsme sanmıyor. Tamam, hazır olduğunda buradayım diyor. Kapıyı açık bırakıyor. Çocuk da sınır koyabilir. Sınır tek taraflı bir güç gösterisi değildir. Karşılıklı saygıyla yaşar.

Onarımı çocuğun duygusunu yok sayan fazla izin verme ile telafi etmemek gerekiyor. Elif eskiden küstükten sonra suçlulukla her istediğini alıyordu. Şimdi bunu yapmıyor. Küslükten sonra göz göze gelip korkuttuğunu söylemek ve sakinleşme ihtiyacını açıklayarak onarım yapmak daha sahici geliyor. Elif o akşam Zeynep'in yanına oturdu, gözlerine baktı. Sustuğumda korkmuş görünüyordun. Haklısın, birden sessizleştim. Sakinleşmeye ihtiyacım vardı. Seni seviyorum, bu hiç değişmedi dedi. Zeynep sarıldı. Tabak ortada duruyordu ama aralarındaki bağ yerine gelmişti.

Sık sorulan sorular

Ebeveynin çocuğa küsmesi neden zararlıdır?

Küsme, çocuğa sevginin koşullu olduğu mesajı verir. Çocuk, terk edilme korkusu yaşar ve kendini suçlamaya başlar; bu da depresif belirtiler ve kaygı için zemin hazırlar.

Ebeveyn çocuğuna neden küser?

Küsme genellikle planlı bir ceza değildir. Tükenmişlik, çaresizlik, öfkeyi düzenleyememe ve kişinin kendi çocukluğundan öğrendiği ilişki kalıpları bu davranışı tetikler.

Çocuğa küsmek yerine ne yapılabilir?

Öfkelendiğinizde ilişkiden kopmadan ara verebilirsiniz. 'Şu an çok öfkeliyim, sakinleşmem gerekiyor, birazdan konuşuruz' demek, küsmeden sınır koymanın bir yoludur.

Çocuğa küstükten sonra ilişki nasıl onarılır?

Onarım, davranışın adını koymakla başlar. 'Dün seni korkuttum, öfkeliyken kapıyı kapattım, konuşmamak istemedim' gibi bir cümle, çocuğa sevginin geri döndüğünü gösterir.

Kaynakça

  1. Cheah, C. S. L., Yu, J., Liu, J., & Copland, R. J. (2019). Children’s cognitive appraisal moderates associations between psychologically controlling parenting and children’s depressive symptoms. Journal of Adolescence, 76, 109–119. https://doi.org/10.1016/j.adolescence.2019.08.005
  2. Cooke, J. E., Deneault, A.-A., Devereux, C. (2022). Parental sensitivity and child behavioral problems: A meta-analytic review. Child Development. https://doi.org/10.1111/cdev.13764
  3. Yavuz, H. M., Dys, S. P., & Malti, T. (2022). Parental discipline, child inhibitory control and prosocial behaviors: The indirect relations via child sympathy. Journal of Child and Family Studies. https://doi.org/10.1007/s10826-021-02224-7
  4. Hubert, S., & Aujoulat, I. (2018). Parental burnout: When exhausted mothers open up. Frontiers in Psychology, 9, 1021. https://doi.org/10.3389/fpsyg.2018.01021

Kaynaklar temsilîdir; yayımlanan yazılarda her madde DOI bağlantısıyla birlikte verilir.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp X

Yorumlar (0)

İsimler gizlilik için kısaltılır

Yorum yazmak için telefonunuzla hızlı bir doğrulama yapın — adınız kısaltılarak görünür.

İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar okuyucuların kişisel görüşleridir; psikolog.net'in görüşü değildir ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Zor bir dönemden geçiyorsanız 112 · ALO 183. Kurallara aykırı yorumlar kaldırılır.